<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anarşist Faaliyet</title>
	<atom:link href="http://anarsistfaaliyet.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://anarsistfaaliyet.org</link>
	<description>İsyan, Devrim, Anarşi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 19 May 2013 07:05:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Vicdani Ret Buluşması Düzenlendi, 19 Kişi Reddini Açıkladı</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-ret-bulusmasi-duzenlendi-19-kisi-reddini-acikladi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=vicdani-ret-bulusmasi-duzenlendi-19-kisi-reddini-acikladi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-ret-bulusmasi-duzenlendi-19-kisi-reddini-acikladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 May 2013 07:01:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5495</guid>
		<description><![CDATA[Vicdani Ret Derneğinin düzenlediği Vicdani Ret Buluşmaları gerçekleştirildi. Etkinlik ilk önce Cezayir toplantı salonunda başladı. 14:00'da başlayan etkinlikte "reddediyoruz" adlı kısa bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Ardından <strong>Vicdani Ret Derneği</strong> eş başkanı <strong>Merve Arkun </strong>açılış konuşması yaptı. Konuşmasında “Vicdani ret derneği olarak ilk etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Derneğimiz vicdani retçilerin yaşadıkları hukuki sıkıntılarda ve içini düştükleri can sıkıcı durumlarda vicdani retçilerin yanında olacak”, “Kuruluş çağrımızdan itibaren 87 arkadaşımız derneğin kurucu üyesi oldu bundan sonrada tüm herkese derneği üye olmaya çağrıyorum” ,”Vicdani retlerini açıklayıp hukuki çıkmaza giren retçilerle dayanışma göstermek temel amaçlarımızdan biridir” , ” Savaşlar dünyanın hiçbir yerinde ]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr1-300x200.jpg" alt="vr1" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-5498" /><br />
<em>Vicdani Ret</em> Derneğinin düzenlediği <em>Vicdani Ret</em> Buluşmaları gerçekleştirildi. Etkinlik ilk önce Cezayir toplantı salonunda başladı. 14:00&#8242;da başlayan etkinlikte &#8220;reddediyoruz&#8221; adlı kısa bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Ardından <strong>Vicdani Ret Derneği</strong> eş başkanı <strong>Merve Arkun </strong>açılış konuşması yaptı. Konuşmasında “Vicdani ret derneği olarak ilk etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Derneğimiz vicdani retçilerin yaşadıkları hukuki sıkıntılarda ve içini düştükleri can sıkıcı durumlarda vicdani retçilerin yanında olacak”, “Kuruluş çağrımızdan itibaren 87 arkadaşımız derneğin kurucu üyesi oldu bundan sonrada tüm herkese derneği üye olmaya çağrıyorum” ,”Vicdani retlerini açıklayıp hukuki çıkmaza giren retçilerle dayanışma göstermek temel amaçlarımızdan biridir” , ” Savaşlar dünyanın hiçbir yerinde sonlanmış değil, bu topraklarda 30 yıldır süren savaşın bitmesi savaşların biteceği anlamına gelmez. bu doğrultuda vicdani ret savaş karşıtı sürecide dünya çapında büyütmeyi hedeflemektedir. Son olarak tekrar buradan belirtmek istiyorum herkesi derneğimize üye olmaya ve vicdani retlerini açıklamaya çağırıyorum. Çünkü bu topraklardaki savaş sonlansa dahi dünyanın her yerinde savaşlar devam etmektedir.” dedi.</p>
<p>Konuşmanın ardından &#8220;Günümüzde Vicdani Ret&#8221; konulu panel başladı. Murat Kanatlı, Davut Erkan, Halil Savda, Tolga islam konuşmalarını yaptı. 2. Bölümde &#8220;Neden Vicdani Ret?&#8221; konulu panel gerçekleştirildi. Bu bölümde de vicdani retçi Ali Fikri Işık, Muhammed Serdar Delice, Merve Arkun, inan Suver&#8217;in oğlu Umut Suver ve Ani Balıkçı konuşmalarını yaptılar. Konuşmacılar derneğin gerçekleştirdiği ilk etkinliği tebrik ederek, herkesi vicdani retlerini açıklamaya ve derneğe üye olmaya çağırdılar.</p>
<p>Panellerin ardından Galatasaray Lisesi önüne &#8220;Vicdani Ret Derneği&#8221; yazılı bir pankartla yürüyüş gerçekleştirildi. Burada dernek adına basın açıklaması yapan eş başkan Oğuz Sönmez &#8220;Derneğin kuruluş aşamasını ve izleyeceği yolu anlattı&#8221;, &#8220;Dernek olarak Vicdani Retçilerle birlikte olacağız, şüpheli asker ölümlerinin peşine düşeceğiz ve vicdani reddin yasal bir hak olarak tanınması için mücadele edeceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Açıklamanın ardından 19 kişi vicdani reddini açıkladı. Retlerini açıklayan birçok kişi reddini Reyhanlı&#8217;da olan patlamalarla hayatını kaybedenlere ve orada hala acı içerisinde olanlara atfetti.</p>

<a href='' title='vr5'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr5" /></a>
<a href='' title='vr4'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr4" /></a>
<a href='' title='vr3'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr3" /></a>
<a href='' title='vr2'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr2" /></a>
<a href='' title='vr6'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr6" /></a>
<a href='' title='vr7'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr7-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr7" /></a>
<a href='' title='vr1'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/vr1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="vr1" /></a>

<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/5485/" rel="bookmark">VİCDANİ RET BULUŞMASI</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/kurt-genclerine-sesleniyorum-herkesi-vicdani-reddini-yapmaya-davet-ediyorum%e2%80%9ddedi/" rel="bookmark">&#8220;Kürt gençlerine sesleniyorum, herkesi vicdani reddini yapmaya davet ediyorum”dedi.</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/4-aylik-asker-vicdani-reddini-acikladi/" rel="bookmark">4 Aylık asker vicdani reddini açıkladı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-retciler-mezopotamyada-bulustu/" rel="bookmark">Vicdani Retçiler Mezopotamya&#8217;da Buluştu</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/canakkalede-13-genc-vicdani-reddini-acikladi/" rel="bookmark">Çanakkale&#8217;de 13 genç vicdani reddini açıkladı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-retci-muhammed-serdar-delice-yalniz-degildir/" rel="bookmark">Vicdani retçi Muhammed Serdar Delice Yalnız Değildir!&#8230;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/bu-pazar-1800de-mkmde-vicdani-ret-paneli-var/" rel="bookmark">Bu pazar 18:00&#8242;de MKM&#8217;de Vicdani Ret Paneli var</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/liseli-vicdani-retciler-ne-okula-ne-kislaya/" rel="bookmark">Liseli Vicdani Retçiler: &#8220;Ne Okula Ne Kışlaya&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/gazide-vicdani-ret-paneli/" rel="bookmark">Gazi&#8217;de Barış İçin Vicdani Ret paneli gerçekleştirildi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/zulme-karsi-sessizlik-zulumdur/" rel="bookmark">&#8216;ZULME KARŞI SESSİZLİK ZULÜMDÜR&#8217;</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-ret-bulusmasi-duzenlendi-19-kisi-reddini-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anarşistlerin Ekonomi Tartışmaları (1) Katılımcı Ekonomi</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/anarsistlerin-ekonomi-tartismalari-1-katilimci-ekonomi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=anarsistlerin-ekonomi-tartismalari-1-katilimci-ekonomi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/anarsistlerin-ekonomi-tartismalari-1-katilimci-ekonomi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 May 2013 18:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5492</guid>
		<description><![CDATA[Başka bir sosyal, siyasi ve ekonomik ilişki biçiminin olmayacağını uzun bir süredir savunanlar, bu duruma kendilerini bile inandırdılar. Kapitalizmin tarihin son aşaması olduğuna, insanlığın ulaştığı en uç nokta olduğuna, kapitalizm dışı bir toplumsal yapılanmanın hayal olduğuna inanılması beklendi. Aynı toplumsal devrimler öncesinde, iktidarların telkin ettiği gibi. İronik bir şekilde toplumun varlığını kapitalist amaçlarla açıklamaya çalışanlar, [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Başka bir sosyal, siyasi ve ekonomik ilişki biçiminin olmayacağını uzun bir süredir savunanlar, bu duruma kendilerini bile inandırdılar. Kapitalizmin tarihin son aşaması olduğuna, insanlığın ulaştığı en uç nokta olduğuna, kapitalizm dışı bir toplumsal yapılanmanın hayal olduğuna inanılması beklendi. Aynı toplumsal devrimler öncesinde, iktidarların telkin ettiği gibi. İronik bir şekilde toplumun varlığını kapitalist amaçlarla açıklamaya çalışanlar, toplumsal uyumun paylaşma ve dayanışmaya dayandığı bir ilişki biçiminde asla var olamayacağı öngörülerinde bulundular. Her ekonomik, siyasi ya da sosyal krizde endişelendiler. Endişelendiler çünkü yıkılmaz denilen yapıları temellerinden sallandı. Dünya üzerinde deneyimlenmeye başlayan her anti-kapitalist işleyiş onları daha da endişelendirdi. Yok saymaya ve inkara devam ettiler.</p>
<p>Üretim-tüketim ve dağıtım ilişkilerinin, kapitalist amaçlar dışında, toplumsal ve bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda yapılandırıldığı, herhangi iktidar mekanizmasının bu yapılandırmayı planlamadığı, merkezi olmayan ve gönüllülük ilkesi doğrultusunda gerçekleşmiş deneyimler, tüm unutturma çabalarına rağmen, bugünkü anti-kapitalist yapılanmanın, bu yapılanma için mücadelenin en büyük cesaretlendiricisi konumunda.</p>
<p>Son dönemde kapitalizm içi- kapitalizme yönelik eleştiriler de, başka kapitalist çıkışların aranmaya başladığının göstergesidir. Kapitalistler, krize uğramadan, zarar etmeden, daha fazla nasıl sömüreceğinin hesaplarını yapmaya başlamışken; anarşistlerin ekonomik modeller üzerine yeniden düşünmeye başlaması, tartışması ve somut pratikler deneyimliyor olması giderek önem kazanıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında şu an işler halde bulunan anti-kapitalist yapılanmaların daha görünür kılınması, bu deneyimlerin arttırılması, toplumsal devrim mücadelesini daha somut ayaklar üzerinde gerçekleşmesi için elzem.</p>
<p>Tam da böyle bir çerçevede, Meydan Gazetesi’nin bu bölümünde farklı coğrafyalardan anarşist birey, kolektif ve örgütlerin ekonomi tartışmalarına yer vereceğiz. Bu ekonomi tartışmalarının büyük bir çoğunluğu 2008’de ortaya çıkan küresel kriz sonrası ya da hemen öncesi yaşanan tartışmalardır. Bu tartışmalar ekseninde, krize ilişkin (tanımlamalar, nedenler vb.) düşünceleri çok fazla ayrıntılandırmadan, somut pratik model önerileri ve bu önerilerin eleştirileri üzerinde durmaya çalışacağız. Mevzu bahis önerilerin bir kısmı pratiğe geçmemiş ve hala düşünce aşamasında olsa da; yoğunluklu olarak yer vereceğimiz tartışmalar hali hazırda deneyimlenen, kooperatiflerin, kolektiflerin ya da grupların tartışmalarıdır.</p>
<p>Bu tartışmalardan bazıları, tam da birbirinin karşısında konumlansa da, herhangi tarafın önerisini diğerinden üstün tutmayarak, tartışmanın kendisini yansıtmaya çalışacağız. Çünkü 2008 krizinin hemen sonrasında girilen tartışmaları deneyimler açısından verimli kılan, tartışmalarda bir tarafın üstünlüğü değil; tartışmanın kendisidir. İzlenmesi gereken anarşist yöntem de bu olmalıdır; bir düşüncenin doğruluğunu kesinlikle savunan ve karşı düşünceyi dışarıda bırakan bir yöntem yerine; iki düşüncenin eleştirilerinden verimli bir sonuç çıkaracak ya da bu sonucu kendi mekansal ve zamansal koşullarını da göz önünde bulundurup kendi modelini bulabilmesi.</p>
<p>Bu tarz bir yöntemle, anarşistlerin ekonomi tartışmalarına değinirken gazete sınırları dâhilinde kapsamlı bir değerlendirmeden sonra, yaşadığımız coğrafyaya bu tartışmaların izdüşümünün ne olduğunu tartışmak da bu yazı dizisinin hedeflerinden biri olacak. Anarşizmin toplumsal üretim, tüketim ve dağıtım ilişkilerinin pratik yansımalarını bu coğrafyada tartışmak adına bir ön ayak olacağını düşündüğümüz yazı dizisinin, aynı zamanda anarşist hareketin pratiklerine de katkı yapması ümidiyle “Anarşistlerin Ekonomi Tartışmaları”nı yayımlıyoruz.</p>
<p>Parecon, Katılımcı Ekonomi için Michael Albert’ın önerdiği İngilizce kısaltma. Yaşamın diğer alanlarında devrimci bir dönüşüm ve bu dönüşüm ile tutarlı bir adalet konusunda ısrarlı oldukları için bu ekonomik modeli öneriyorlar. Temel değerleri, adalet, dayanışma, çeşitlilik ve katılımcı öz-yönetim. Araçları ise, kendi kendine karar alan işçi ve tüketici konseyleri; dengelenmiş iş kompleksleri; topluma yararlı işlerin karşılığının zaman, yoğunluk ve külfete göre ödenmesi; ve katılımcı planlama.<br />
Devrimci Sınıf-Mücadelesi Anarşizmini savunan Wayne Price, örgütlü anarşist komünist geleneğe dayanarak tek bir model dayatmak yerine devrimci mücadelelerin zamana ve coğrafyaya göre kendi ekonomik modellerini yaratacağını savunuyor. Otorite, hiyerarşi ve sömürünün tüm biçimlerine karşı olan anarşizmin ekonomik değerleri, kolektif ve kooperatif üretim, ihtiyaca göre ve merkezsiz planlama ve öz-yönetim. Bölgelerin ve hatta komünitelerin (daha küçük toplulukların) mümkün olduğu kadar kendilerine yeterli olduğu merkezsiz bir federasyon sistemi öngörüyor.<br />
Michael Albert, 1991 yılında Robert Hahnel’le beraber yazdıkları Katılımcı Ekonominin Ekonomi Politiği kitabıyla, kapitalizm dışı bir ekonomik sistemin tanıtımını yaptı. Bu kitap sonrası (ve öncesi) benzeri ekonomik fikirlerinin büyük bir çoğunluğunu, 1986’da Lydia Sargent beraber kuruculuğunu yaptığı Z Communications medya grubuna bağlı Z Magazine ve özellikle Z Net’ten yayımladı. 1990 sonrasında küresel çapta yaygınlaşan kapitalizm karşıtı hareketlerden Katılımcı Ekonomi düşüncesini ayıran, kapitalizmin yerine ne koyulabileceğini somut olarak öneriler geliştiren bir düşünce olmasıydı. Alternatifin şimdi kurulmasına yönelik yöntemler ortaya koyabilmesi, 2008’de ortaya çıkan büyük ekonomik kriz döneminde, bu düşünceyi toplumsal muhalefetin gündemine tekrar soktu.</p>
<p>Tabi ki, bu gündem sadece Katılımcı Ekonomi ile sınırlı değildi. Farklı coğrafyalardan birçok muhalif çevre, grup ve örgüt, yerel ve küresel bazda gündemdeki bu tartışmalara katkı sundu. Bu ekonomik model tartışmalarının, ekonomik krizle beraber hız kazanmasındaki en önemli nokta, kapitalist olmayan bir ekonomi biçimine ihtiyaçla alakalıydı. Kapitalistler ve devletler, krizden kendi avantajlı konumlarıyla çıkmanın peşindeyken, toplumsal muhalefetin bu tartışmalara yoğunlaşması aynı zamanda bir gereklilikti.</p>
<p>Tekrar gündeme gelen Katılımcı Ekonomi, bu kez ilk ele alındığından farklı bir noktada da değerlendirildi. NEFAC’tan Wayne Price’ın öneriye ilişkin eleştirileriyle, Katılımcı Ekonomi Tartışmaları çok da verimli bir seyirde devam etti.</p>
<p>Yapılan tartışmaların teorik soyutlamalarla dolu, yaşamdan uzak, entelektüellere hitap eden tartışmalar olmayışı; yapılan tartışmaların somut hedeflerine ve Albert ve Price’ın bu hedefler doğrultusundaki somut mücadele pratiklerine dayanıyor.</p>
<p>Bu alanda ilgi çeken iki görüş olan Michael Albert ve Robin Hahnel’in Parecon modeli ve Wayne Price’ın Devrimci Sınıf-Mücadelesi Anarşizmi arasında yürütülen tartışmayı inceledik. Bu bağlamda, Michael Albert’in Parecon ve Hareketin İnşası başlıklı makalesini, bu tartışmalara bir başlangıç olarak seçtik.</p>
<p>Parecon ve Hareketin İnşası – Michael Albert</p>
<p>Ekonomide parecon istemek, hayatın diğer alanlarında devrimci bir dönüşüm istemek ve bununla tutarlı bir adalet konusunda ısrarlı olmak anlamına geliyor. Sinizmin üstesinden gelmek, pratiğe rehberlik etmek, desteği derinleştirmek, ikiyüzlülüğü önlemek ve yolda öğrenmek için, karşılıklı uyumlu, ilham veren, geniş kabul gören bir vizyona ihtiyacımız var. Bu vizyon politik, hısımlık, kültürel ve ekonomik ilişkileri kapsamalı. Dahası, bu ortak vizyondan türetilmiş, kolektif olarak uygulamak isteyeceğimiz ortak bir stratejik perspektife ihtiyacımız var. Fakat toplumsal strateji bir yana, kısmen kararsız öneriler, kısmen iyimser düşünceler olsa da, solun bağlanacağı, geniş kabul gören bir toplum vizyonu yok.</p>
<p>Ekonomik Vizyon</p>
<p>Burada parekon tarzı görüşleri (toplumsal hayatın diğer yönlerini vurgulayan aynı derecede önemli görüşleri dışarıda bırakarak) ekonomi merkezinde özetleyerek inceliyoruz. Bu yüzden bakacağımız işlevler üretim, tüketim ve paylaşım. Önemsediğim değerler, ihtiyaçların karşılanması ve imkanların geliştirilmesi artı dayanışma, çeşitlilik, adalet ve öz-yönetim ve bir yandan değerli varlıkların harcanmaması. Savunucuları gittikçe artan bu birleşime parecon deniyor ve kapitalizm sonrası ekonomi için ulaşılabilir bir vizyon ve yeni bir toplum için daha geniş bir vizyonun parçası iddiasında.<br />
Bir ekonomide değerli bir üretim yapılmalı ve bunlar uygun şekilde paylaşılmalıdır, ama aynı zamanda düşmanlık yerine empati, homojenlik yerine çeşitlilik, sömürü yerine adalet, elit yönetim yerine öz-yönetim olmalıdır. Diğer bir deyişle sınıfsız olmak gerekir.<br />
Parecon özel mülkiyeti reddeder çünkü özel mülkiyet birkaç kişinin neredeyse tüm üretken varlıklara sahip olup kontrol etmesine, dolayısıyla aşırı güçlü olmasına neden olur.</p>
<p>Parecon ayrıca çalışanların yaklaşık %20 sinin yetkili ve %80 inin yetkisiz olduğu şirket tarzı iş bölümünü de reddeder. Ve parecon ayrıca pazarı da reddeder çünkü pazarlar toplum vicdanını yok eder, anti-sosyalliği üretir, ekolojiye zarar verir, bireylerin diğerlerinin önüne geçme pahasına toplumsal kaygılardan bağımsız üretip ve tüketmesini sağlar. Dahası pazarlar inanılmaz sert eşitsizlikler yaratır, neredeyse evrensel yabancılaşmayı ve belki de en kötüsü, özel mülkiyetin yokluğunda bile sınıf ayrımını dayatır.</p>
<p>Katılımcı ekonomide kimse varlıklara sahip olduğu için daha fazla gelir ya da söz sahibi olmaz. Bilakis parecon’da insanlar, sahip oldukları için kar ya da fahiş ücretler, hatta ürettiklerine denk ücret elde etmek yerine yararlı çalıştıkları süre, yoğunluk ve koşullara göre gelir elde ederler.</p>
<p>Çalışamıyorsa ya da özel bakıma ihtiyacı varsa, geliri ve sağlık ihtiyaçları garantidir. Ama çalışabilenler için, tüketebileceği toplumsal ürün miktarı, toplumsal olarak değerli işlerde ne kadar süre, ne kadar yoğun ve ne kadar sert koşullarda çalıştığına bağlıdır.</p>
<p>Böylece mülkiyet ve çalışmanın karşılığını özetlediğimize göre, parecon’da girdiler ve çıktılar nasıl eşleşir? İnsanlar, kendi yönettikleri konseylerde ekonomik etkinlikler için öneriler geliştirirler. İşte ne yapmak istediğimizi ya da günlük hayatta ne tüketmek istediğimizi hem bireysel olarak hem de çalışma grupları ya da tüketicilerle birlikte belirleyip tercihlerimizi kaydederiz. Bu tercihleri, birkaç tur kooperatif pazarlık sonucunda netleştirip kapsamlı bir gündemde birleştiririz. Üzerinde anlaşılan paylaşım konusunda herkes söz konusu kararlardan etkilendiği oranda etki sahibi olur. Tabii ki bu paylaşım sisteminin, bilgi akışını, tercihlere ve düzenlemelere dayalı fiyatların hesaplanmasını ve duyurulmasını içeren birçok detayı var, ama esas olarak her bir işçi ve tüketici, hem bireysel, hem gruplar halinde – kendi isteklerini ve durumlarını değerlendirerek üretim ve tüketimi önerir. Tabii ki ayrı ayrı öneriler, diğerleriyle birleştirilmeden hayata geçirilemez ve bu da katılımcı planlama dediğimiz bir dizi netleştirme turunda yapılır.</p>
<p>Bir üst ya da alt yoktur. Talimatlar, bazı insanların hazırladığı ve diğerlerinin itaat ettiği şeyler değildir. Süreci işleten şey rekabet değildir. İnsanların bütün istekleri, bütün teknik ve insani olanaklar artı bunları ekonomik planda birleştiren katılımcı bir süreç vardır. Sonuç olarak gidilerin ve çıktıların değerlendirildiği bir kümede bütün toplumsal ve ekolojik maliyetler ve faydalar dikkate alınır. Katılan herkes aynı zamanda dayanışma, çeşitlilik ve öz-yönetim oluştururken birlikte, üretim ve paylaşım için bir gündem belirler.</p>
<p>Parecon’u tanımlayan özelliklerden biri de çalışma yerlerinin düzenidir. İlk olarak, öz-yönetim için çalışanların buluşacağı ve işlerini yürüteceği bir mekan gerekir. Burası işçi konseyidir ve öz-yönetimle çalışan karar verme yöntemleri kullanır. Ama bunun ötesinde, işin kendisini nasıl düzenleneceği sorunu var.</p>
<p>Kapitalizmde iş sahipleri, her biri ya sadece yetkili görevleri içeren ya da sadece yetkisiz görevleri içeren iş tanımları yaparlar. Bir kişi hademelik yapar. Başkası sekreterlik işlerini yapar. Bir başkası çalışanları yönetir. Başka bir kişi finansal politikayı belirler. Her işin hiyerarşik şemada bir yeri vardır ve çalışanların tepedeki yaklaşık %20 si ekonominin yetkili görevlerini kendilerinde toplarken aşağıdaki %80 sadece ezbere yapılan ve tekrarlanan işleri yaparlar. Tepedekiler daha çok nüfuzlu, bilgili ve güvenli olmanın keyfini yaşarken, bunun sonucunda alttakilere hükmeder. Alttakiler yetkisiz işleri nedeniyle ezici şekilde hakları gasp edilir, yıpratılır ve aşağılanır.</p>
<p>Buna tezat olarak, katılımcı yaklaşım ile işi düzenleyen işçiler konseyinde, her birimiz günlük iş hayatımızda toplamda yaklaşık eşit yetki sahibi olacak şekilde, her iş için birbirini tamamlayan, dengeli bir görev kümesi seçilir. Her bir kişi adil ve karşılaştırılabilir görevler alır — ya da dengeli iş kompleksi. Hepimiz aynı görevleri yapmayız, ya da uygun olmadığımız görevleri de yapmayız. Bunun yerine hepimiz yaptığı çeşitli görevler, bize toplamda eşit yetkiler sağlar. Amaç ve sonuçta olan şey, birkaç kişinin geri kalanlara hükmetmesi yerine herkesin öz-yönetimsel karar alma sürecine uygun katılımıdır.</p>
<p>Özetle kapitalist ekonomi ve katılımcı ekonomi arasındaki bütünsel fark, bir yanda özel mülkiyet, şirket hiyerarşisi, gelirin mülkiyet ve güç karşılığında olması ve pazarlar, diğer yanda konseyin öz yönetimi, dengeli iş kompleksleri, karşılığın gayret, fedakarlık ve ihtiyaca göre belirlenmesi ve katılımcı planlamanın olmasıdır. İspat için tabii ki daha fazla araştırma gerekirse de, bu fark akıl dışı, adaletsiz ve hiyerarşik ekonomi ile akılcı, adil ve özgürlükçü ekonomi arasındaki farktır. Sınıf ayrımı ile sınıfsızlık arasındaki farktır.<br />
Fakat Parecon der ki, sosyalizm denilen şey tipik olarak özel mülkiyet dışında burada reddettiğimiz bütün özellikleri birleştirerek, işçileri değil koordinatör sınıf üyelerini yönetici statüsüne çıkartan bir sistem yaratır.. Kapitalizmi aşabilirsiniz ama sınıfsızlığı elde edemeyebilirsiniz.</p>
<p>Ekonomik Strateji</p>
<p>İnsanlar aktivistlere sadece ne istediklerini sormazlar. Peki bu yoldaki devasa engellere nasıl karşı koyacaksınız diye sorarlar. Bu haklı bir soru ve önümüzdeki stratejik yolu inandırıcı bir şekilde açıklamalıyız. Savunduğumuz vizyoner hedeflerin ve önerdiğimiz örgüt programlarının ve taktiklerinin nasıl birleştirilip ilerleyebileceğini, insanların bunları deneyimleriyle nasıl geliştirip genişletebileceğini göstermemiz gerekiyor. Fakat önümüzde sadece tek bir doğru yol yok ve en stratejik kararlar esnek olmalı, kesinlikle dışlayıcı ya da sekter olmamalı. Parecon vizyonuna sahip olmak, stratejik sezgilere bağlanmak demek değildir. Bazı örgütlenme düşüncelerini diğerlerinin üzerine çıkaracak olan sadece deneyimdir.</p>
<p>Yine de bence sınıfsız bir vizyondan hareket ederken ilk olarak ne için mücadele ettiğimize ve nasıl mücadele ettiğimize bakmalıyız. Örneğin daha iyi ücretler, daha iyi çalışma koşulları, daha çok aşamalı vergi, ekoloji konusunda yasalar ya da daha yüksek asgari ücret konusunda kazanımlar için. Ayrıca hayatın diğer alanlarında aynı derecede önemli kazanımlar elde etmek tabii ki kapitalizmi (ataerkilliği, ırkçılığı ve otoriterciliği) aşmanın parçası olabilir. Ama böyle kazanımlar sadece kapitalizmin hastalıklarını kabul ederek onları iyileştirmeyi amaçlar.</p>
<p>Reformist ve devrimci yaklaşım arasındaki fark budur. Reformist yaklaşımda kazanımlar elde edilir ve iş biter. İyi iş çıkardık diye kutlarız ve eve gideriz.<br />
Devrimci yaklaşımda ise, kazanımlar önemli ve değerlidir ama mücadele öyle yapılır ki, katılan herkes yeni bir ekonomi yolunda daha çok kazanım için hazırlanır. Fakat devrim, şiddet ya da ayaklanma ya da diğer başka basit bir şey değildir. Toplumsal hayatın merkezindeki bir ya da daha fazla alanda tanımlanan toplumsal ilişkilerin ve bunlara ilişkin insan davranışlarının ve inançların dönüşümüdür. Devrim, bu değişikliklerin nasıl oluştuğundan bağımsızdır.</p>
<p>Daha yüksek ücret, daha iyi koşullar ya da diğer kazanımlar için mücadele edenler en azından kısmen, hak edenlerin yararlanması için yaparlar. Fakat bir devrimci aynı zamanda yeni bir toplumun değerlerini savunmak için ve o yeni toplum için arzu uyandıran ve imkan sağlayan bir zemin geliştirmek için mücadele eder. Devrimci reformları, reformist olmayan bir şekilde, altta yatan kurumları değiştirmek için ister.</p>
<p>Parecon tarzı bir davanın ikinci stratejik gerekliliği şudur: Birisi içtenlikle kapitalizme karşı mücadele verebilir, hatta kişisel olarak sınıfsızlığı isteyebilir ama eski şirket tarzı iş bölümünü ve veya pazarları ya da merkezi planlamayı kullanırsa bu seçimiyle, umduğunun tersine, yetkili işlerin hepsini alan koordinatörlerle yetkisiz işlere katlanan işçiler arasındaki sınıf ayrımını korur ve hatta güçlendirir.</p>
<p>Bu ekonomik sonuca ben koordinatörizm diyorum ama maalesef bu sonuç, sosyalizm ismini gasp etmiş. Böylece, değerli kazanımlar için mücadele bile, yeni kurumların inşası bile, koordinatörlere yol açacak şekilde yapılabilir, ya da katılıma yol açacak şekilde yapılabilir.</p>
<p>Bu yaşamsal fark, zafer ya da yenilgiyi getiren farktır. Sınıfsız olmak için, hareketlerin kapitalizmi reddetmekle kalmayıp öz-yönetim yapılarına, adil paylaşıma, dengeli iş komplekslerine ve katılımcı planlamaya doğru yönelmeleri gerekir.</p>
<p>Üçüncü bir parekoncu stratejik gereklilik hareketin yapısı ile ilgilidir. İlerici ve sol aktivistler haklı olarak, toplumdaki ırkçılığı ve cinsiyetçiliği yok etmek istiyorlar. Biz de kendi hareketimiz içindeki ırkçı ve cinsiyetçi hiyerarşiyi azaltmak ve yok etmek için direnmeliyiz. Çünkü aksi iki yüzlülük olur ve insanların ümitlerini kırar ve bu baskıların cürümünü yükleniriz ve dahası hareketimiz kadınları ve koyu tenli insanları bünyesinde tutamaz, kendine çekemez, ve ırkçılık karşıtı, cinsiyetçilik karşıtı öncelikleri takip edemez. Hareketlerimizde ırk ve cinsiyetle ilgili yapılması gereken çok iş var ama sezgilerimiz var ve etkinliklerimiz genelde doğru yönde.</p>
<p>Bununla birlikte sol aktivistler toplumdaki ekonomik adaletsizlikleri ve sınıf hiyerarşisini bitirmekten yanadır. Ve bu amacın benzer bir ifadesinin daha olduğunu farketmeliyiz: Sabırla, sakince ve yapıcı bir şekilde hareketlerimizi yeniden yapılandırmalıyız ve böylece şirket tarzı iş bölümü ve karar alma ve pazar ücretlendirmesi kendini tekrarlamayacaktır. Eğer çalışan insanları etkileyebilmek onları hareketin içinde tutabilmek ve güçlendirebilmek ve sınıfsızlığa olan kararlığımızı devam ettirmek istiyorsak; eğer ikiyüzlü olmamak, ilham verici olmak ve sınıfsal yabancılaşmalardan kaçınmak istiyorsak önceliğimiz bu olmalı.</p>
<p>Örneğin sol, birçok araştırma mekanizmasına, think tanklara (düşünce tankları), medya projelerine ve örgütlenme merkezlerine sahip. Prensip olarak bunların iç örgütlenmelerinde bizim değerlerimizi taşıması gerektiğini biliyoruz. Yine de su andaki yapılar bile ücretlendirmeyi sınıfçı normlara göre gerçekleştiriyor, mevki ve yetki üzerinden ödüllendiriyor. Bazılarımız ofislerde çalışıp karar alırken daha çok ücret alıp daha çok mevki sahibi oluyor. Başkaları ise daha vasıfsız işlerde çalışarak, itaatkar, daha az pozisyona sahip ya da hiç pozisyonu olmadan, daha az para alarak daha az yetkiye sahip bir şekilde çalışıyor. Kısacası bu örgütlenmelerimiz insanların tüm kapasitelerini kullanabileceği külfetli işleri adaletli bir şekilde paylaştığı işler sağlayarak sınıfsal bölünmeleri azaltmak yerine, çoğu kez şirket tipi ilişkilere sahip. Burada dikkate alınması, hatta kabul edilmesi gereken stratejik problem arzuladığımız normları ve sınıfa ilişkin değerlerli bu projelerin içine katmaktır.</p>
<p>Hayatı tüm açılardan değiştirmenin asıl ihtiyaç olduğu belli -bu özette oldukça yüzeysel olarak değinilen bir öncelik. Buna bağlı olarak Parecon için bir başka stratejik gereklilik ise eylemliklerimizi her birinin otonom yapısını göz önünde bulundurarak dayanışma ile birleştirmeye yönelik bir yaklaşım geliştirmektir.</p>
<p>Hareketler farklı önceliklere ağırlık verirler çünkü insanlar ırk, cinsiyet, sınıf, cinsellik gibi pek çok farklı faktöre bağlı olarak farklı koşullara katlanmak zorundalar. Bunun ardılı olarak yönelimlerdeki bu çeşitlilik, hayatın her alanınında sağladığı gemişlik ve derinlik açısından iyidir. Ancak gerçek şu ki hareketler birbirlerine yardım etmiyor hatta birbiriyle rekabet ediyor ve başarmak için hayati olan her bir hareketin diğerleriyle olan beraberliğinin önüne geçiyor.</p>
<p>Farklı gündemler gelişmek, güven kazanmak, odaklanmak ve liderlik edebilmek için alana ihtiyaç duyar. Herkesin hissettiği öncelikleri unutmasını söyleyerek dar bir programın arkasına sıkıştırmaya çalışarak bir beraberlik yaratamazsınız. Ancak insanlar otonom hareketler içinde apayrı kişiliklere ve farklı önceliklere sahip olmakla birlikte kazanmak için bu farklı hareketler, her bir hareketin diğerlerinin gücünden ve karakterinden faydalanabilmesi anlamına gelen, geniş bir ortaklığa da ihtiyaç duyar. Dayanışma duygusunu büyüten yollar bulurken çeşitlilik ve otonomiye saygı duyarak bu problemi çözmeliyiz.</p>
<p>Sonuçta herkes baskıların tümüne karşı, ama karşılıklı dayanışma ile mücadele ederken farklı deneyimlere sahip, farklı tabanlardan gelen insanlar şüphesiz baskının bir şekline daha çok odaklanacaktır. Çeşitliliği koruyan birlikteliğe yönelik bir diğer önemli adım da daha geniş hareketlerin küçük yapılara yardım etmesi, ekonomik olarak daha güçlü örgütlerin küçük yapılara yardım etmesi ile mümkündür- açıkça ve kaynaklarla olduğu gibi halk kitleleriyle, hareketlerden bir hareket geliştirerek, böyle bir dayanışmayı mümkün kılacak bir örgütlü ortaklığı geliştirmektir.<br />
Şu sürekli tekrarlanan bir nakarattır- “Siz solcular neden yandaşlarınıza konuşuyorsunuz?” Maalesef bunu yapan bazı kimseler, ne düşündüğünü bilmediğimiz, belki de bizim söylediklerimize katılmayacak olan, hatta saldırgan tavırlar gösterebilecek olan kimselere kendimizi anlatmak kolay olmadığı için böyle yapıyor. Ancak solcuların genelde solda olmak isteyen ya da solda olan insanlara konuşmalarının açıklaması çoğunlukla şöyle yapılır- solun sesinin, mesajlarına kulak vermeyen insanlar tarafından duyulabilecek kadar yüksek olmaması. Çünkü bizim medyamız hala çok zayıf, biz tüm gücümüzle bağırdığımızda dahi ancak zaten bizi dinleyen insanlara ulaşabiliyoruz.</p>
<p>Oldukça bilgili katılımcılardan oluşan çoğunlukçu bir hareket yaratmak için pareconcu bir taahhütün bir başka gerekliliği ise, bizimle aynı tonda olmayan daha geniş bir kesimle iletişim kurabilmeyi, aynı zamanda zaten bizi destekleyenler arasında karşılıklı bir takas uygulamasını geliştirmektir.</p>
<p>Şu anda var olan alternatif medyayı güçlendirip, destekleyip genişletirken, ana akım medyayı da baskılamalıyız- Ama bu iki görevin dışında solun, sol yorumlara, analizlere gündemlere ve vizyonlara bütün nüfusun önünde yer verecek ve insanların var olduğumuzu öğrenmek için bile köşe bucak aramalarının önüne geçmeli ve görünür olmak için kitle iletişim mekanizmalarını ele geçirmesi gerekmektedir.</p>
<p>Hareketin ihtiyaçlarının başka bir ekseninde biliyoruz ki para toplumda oldukça önemli, ancak farkındaymış gibi görünmediğimiz başka bir husus ise para sol için de önemli. Nereden geliyor? Nasıl kazanılıyor? Bir kaç kişiye fayda sağlarken bir çoğunu zarara mı uğratıyor? Yeterince var mı? Bir çok solcu bu sorulara cevap veremez çünkü bu konu çok önemli bir tabudur. Etkinliklerin, projelerin, eylemlerin bütçelrinin nasıl oluşturulduğuna dair, ayrılan bütçenin nasıl dağıtılacağına dair makaleler arayın. Çoğunlukla bulamazsın. Çok büyük bir sessizlik vardır.</p>
<p>Parayı nasıl elde ettiğimiz ve nasıl kullandığımızı görmezden gelmek, solun marjinal paralarının kontrolünü tekelleştirenlere fayda sağlayan çıkmaz bir yaklaşımdır. Pareconcu amaçların bir başka gerekliliği de değerlerimizle ve arzularımızla tutarlı olan bir finansal işleyiş geliştirmemiz gerektiğidir.</p>
<p>Elbette gelecekteki hareketler ilham verecek, güçlendirecek, ihtiyaçları karşılayacak, arzularımızı canlandıracak… hayatlarımızı zenginleştirecek. Elbette insanlar yerlerini bulduktan sonra, bu yola baş koyacaklar. Yine de geçtiğimiz bir kaç on yılda milyonlarca insan sola yaklaşmış birçok etkinlikte ve projede yer almış ve sonrasında çekilmiştir. Gelecekteki hareketler daha farklı olmak zorunda.</p>
<p>İnsanların neden politik muhalefete ve aktivizme tutunmadığının bir çok sebebi var. Özellikle, hareketin uzun vadede süreklilik ve adanmışlığını koruyarak devam etmesi için katılanları yormak yerine canlandırmalı, onların hayatlarını zayıflatmak yerine güçlendirmeli, üyelerini inkar etmek ve hatta onlarla dalga geçmek yerine onların ihtiyaçlarını karşılamalı. Bir harekete katılıp yalnızlaşmak hareketin büyümesine yardımcı olmaz. Bir harekete katılmak ve daha az gülmek daha geniş çapta ve daha güçlü hareketleri getirmez.</p>
<p>Bu yüzden geleceğe giden yolda, hareketlerimizi her türden zemine uygun hale getirmeliyiz. Bir hareket inşa etmek elbette bir çok zorluğu barındırmakta ama bir hareketi mümkün olduğu kadar zengin, çeşitli ve tatmin edici hale getirmeye çalışmak yerine sağırlaştırmak pek mantıklı değil.</p>
<p>Hareketimizin hiç bir üyesini kaybetmemeliyiz – daha basit stratejik bir gözleme sahip miyiz? Bu demek oluyor ki, herkesi ötelerken yalnızca çok az birkaçını kendine katan toplumsal ilişkilerden kopuk, örtük hayat tarzları ve sadece uzun toplantılar yapmak yerine, harekete katılımı farklı hayatların bütünlüklü katılımını sağlayarak yapmalıyız.</p>
<p>Bizler dünyayı daha az baskıcı ve daha özgürlükçü hale getirmek için mücadele ediyoruz. Kazanmak istiyorsak bunu öncelikle kendi hareketlerimiz için yapmalıyız.</p>
<p>Çeviri: Özgür Oktay<br />
ozoktay@meydangazetesi.org</p>
<p>Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 9. sayısında yayımlanmıştır.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/" rel="bookmark">ANARŞİST BİR TEAMÜL: ÖZGÜR YAŞAMIN YENİDEN YARATILMASI</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/turkiyenin-guneyi-suriyenin-kuzeyi-huseyin-civan/" rel="bookmark">“Oy Vermiyorum; Örgütleniyorum”</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/kapitalizmin-krizden-yeni-cikis-arayislari-%e2%80%98%e2%80%99kuresel-degisimde-sosyal-sorumluluk%e2%80%99%e2%80%99/" rel="bookmark">Kapitalizmin Krizden Yeni Çıkış Arayışları; ‘’Küresel Değişimde Sosyal Sorumluluk’’</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/anti-kapitalist-reklamlar-basliyor/" rel="bookmark">Anti Kapitalist Reklamlar Başlıyor!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/bir-%e2%80%9c99%e2%80%9d-etkinligi-olarak-%e2%80%9coccupy%e2%80%9da-anarsist-bir-elestiri/" rel="bookmark">Bir “99%” etkinliği olarak “OCCUPY”a Anarşist Bir Eleştiri</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/onurlu-baristan-ozgur-yasama/" rel="bookmark">Onurlu Barıştan Özgür Yaşama!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi/" rel="bookmark">Yunanistan’daki Ekonomik Kriz ve “Ödeme!” Hareketi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/hukuk-adaletsizliktir/" rel="bookmark">Hukuk Adaletsizliktir</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/tenefus/makhnonun-bir-anarsist-orgut-projesi-baslikli-mektubuna-yanit-olarak-malatestaya-gonderdigi-mektup/" rel="bookmark">Malatesta&#8217;nın &#8220;Bir Anarşist Örgüt Projesi&#8221; başlıklı mektubuna Makhno&#8217;nun yanıtı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/kurt-mucadelesinin-bugun-esas-sorunlari-ana-problemleri-nelerdir/" rel="bookmark">Kürt mücadelesinin bugün esas sorunları, ana problemleri nelerdir?</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/anarsistlerin-ekonomi-tartismalari-1-katilimci-ekonomi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANARŞİST BİR TEAMÜL: ÖZGÜR YAŞAMIN YENİDEN YARATILMASI</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 May 2013 18:23:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5489</guid>
		<description><![CDATA[“Anarşizm, geleceğin toplumunun ayrıntılı bir planı değildir. Toplumun temelini, toplumsal adalete uygun olarak yeniden biçimlendirmek üzere girişilmiş bir çabadır.” Isaac Puente “Her şeyin, özgür komünlerde örgütlenmiş köylüler ve işçiler arasında paylaşılması, yeni bir yaşamın yaratılması hem de bu yaratımın savunulması noktasında belirleyicidir.” Nestor Mahno Toplumsal adaletsizliklerin oluşması; devlet baskısının ve kapitalist sömürünün, yaşamın karşısında kendini [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>“Anarşizm, geleceğin toplumunun ayrıntılı bir planı değildir. Toplumun temelini, toplumsal adalete uygun olarak yeniden biçimlendirmek üzere girişilmiş bir çabadır.”</p>
<p>Isaac Puente</p>
<p>“Her şeyin, özgür komünlerde örgütlenmiş köylüler ve işçiler arasında paylaşılması, yeni bir yaşamın yaratılması hem de bu yaratımın savunulması noktasında belirleyicidir.”</p>
<p>Nestor Mahno</p>
<p>Toplumsal adaletsizliklerin oluşması; devlet baskısının ve kapitalist sömürünün, yaşamın karşısında kendini var etmek için ezilenleri farklı şekillerde hedef alması, sadece günümüze ait bir durum değil. Bütün bunların karşısında, bu adaletsizliklere karşı, özgür bir yaşamı örmek isteyenlerin geçmişten bugüne var olması gibi. Özgür bir yaşamın yaratılmasının, bu adaletsizliklere karşı mücadeleye girişmiş hareketlerce bugün de dillendirilmesi, toplumsal devrimin en önemli adımlarından biridir.</p>
<p>Devletin otoritesinin ve kapitalizmin her türlü sömürü biçiminin hüküm sürdüğü bir yaşam biçimine karşı “Yaşamın Yeniden Yaratılması” vurgusuyla anarşistler, sadece adaletsizlik üzerine kurulu bir yaşam eleştirisi yapmamışlar, aynı zamanda bu amaçla bir dizi deneyim ortaya koymuşlardır. Bu vurgu, basit bir kapitalizm eleştirisi değildir anarşistler için. Toplumu baskılamak niyetiyle oluşturulmuş mekanizmalarla dolu bir yaşama karşı, derinlikli bir düşüncedir yaşamın yeniden yaratımı. Toplumsal devrimi, siyasal ve ekonomik iktidarların basit bir el değişikliğiyle açıklamadığından, tüm yaşamı hedef alır anarşizm.</p>
<p>O yüzden ilk kez anarşistler tarafından, kapitalizm karşıtı ve devletsiz bir yaşamı anlatmak için kullanılmıştır bu kavram. Zaten kavramı kullananların, “anarşizmin iki büyük deneyimini” yaşayanlardan olması şaşırtıcı değildir.</p>
<p>Yaşamı Yeniden Yaratma çabasına girişmiş anarşistlerden biri Isaac Puente’dir. O, 1936’da İberya’da başlayan toplumsal devrimin hazırlayıcılarındandır. Yeni bir yaşamı yaratmak için İberya’da eşek üstünde gezenlerdendir Puente. Yeni bir yaşamı yaratmak için köy köy, şehir şehir ilmik gibi örmüştür tüm Aragon’u. 1933 Aralık’ında Cipriano Mera ve Durruti’yle beraber, özgür yaşam için ilk kıvılcımı başlatanlardandır.</p>
<p>Aragon Ayaklanması, Puente’nin ölümü ve ayaklanmanın bastırılmasıyla sonuçlansa da, 1936 Temmuz’una büyük bir deneyim bırakmıştır. Toplumsal devrim için bıraktığı sadece bu deneyimi olmamıştır. Mayıs 1936 CNT’nin Zaragoza Kongresi’nde genel görüş olarak kabul edilecek, daha sonra CNT’nin tüm seksiyonlarında ve yerel öz-yönetim mekanizmaları içinde temel olarak alınacak Liberter Komünizm: Yaşamın Yeniden Yapılandırılması kitabı “yaşamın yeniden yaratılması”nın dinamiklerini oluşturacaktı.</p>
<p>Yaşamın yeniden yaratılması, insanların yaşamlarını sürdürebilmek için yürüttüğü tüm faaliyetlerin hiyerarşik olmayan, birilerinin zenginleşmesine yol açmayan, devlet ve benzeri baskı mekanizmalarından bağımsız bir şekilde mülkiyete yol açmayacak, örgütlü bir ilişki biçimiyle yeniden oluşturulmaya başlamasıydı. Puente, toplumun acil ihtiyaçlarından yola çıkarak hazırladığı Liberter Komünizm’de bireyden başlayıp kolektife doğru genişleyen özgürlük hakkıyla güvence altına alınmış bir toplumda, toplumsal ihtiyaçların ve toplumsal yaşamın nasıl örgütleneceğine dair öngörülerde bulunurken, bu öngörüleri Bakunin etkisiyle “yaşamlarını yeniden yaratmış” yerlerdeki ilişki biçimlerine dayandırır.</p>
<p>Puente’nin Yaşamın Yeniden Yaratılması’na yönelik bu çalışması, İberya’daki toplumsal devrimde büyük yer etmişti. Öz-yönetim komiteleri, <u>fabrika</u> ve atölyelerin işleyiş biçimleri, toprak, üretim araçları üzerindeki devlet etkisi değildir sadece karşı çıktığı, “özgür bir yaşam için” kapitalizm karşıtı komünist bir duruştur onunkisi. 1936’da yaratılmaya başlanan özgür yaşamın çekirdeğidir bu. Sonrasında farklı coğrafyalarda yaşamın yeniden yaratılmasında örnek alınacak büyük deneyimdir.</p>
<p>Özgür bir yaşamı yaratmak için girişilen bir başka anarşist mücadele Ukrayna’dandır. Nestor Mahno, devlete ve soylulara karşı verdiği örgütlü mücadeleyle efsane bir militan değildir sadece. Ukrayna’daki halkın yaşamın tümünün yeniden örgütlenmesinde büyük çabası olan bir <strong>eylem</strong> insanıdır. 1900’lerin başında, bu yeni yaşam için toprakları soylular tarafından gasp edilmiş köylülerle beraber, toprakları geri almış ve yeni yaşamın temellerini kendi gibi çiftçi olanlarla atmıştır.</p>
<p>Yeni bir yaşamda oluşturulmuş her tarım komünüyle kendi yaşamlarına, kendi iradelerine ve kendi düşüncelerine sahip çıktı Ukrayna köylüleri. Öz-yönetim, paylaşma, adalet ve dayanışma temelli komünleriyle tüm Ukrayna’da özgür bir yaşamın mümkün olabileceğini gösterdiler. Ukrayna’daki mücadelenin önemli bütünleyicilerinden olan Nabat Federasyonu’nun tarım komünleri üzerindeki etkisi görmezden gelinemeyecek bir noktadaydı. Nabat, yeni ve özgür bir yaşamın “birlikte” konuşulması ve örgütlenmesinin bir zemini, Kropotkin’in Karşılıklı Yardımlaşma‘sını temel alan komünist bir öz-yönetim mekanizmasıydı. Tarım komünlerinde yaşayan halk, gönüllü ve sürekli değişken iş bölümleriyle kendi yaşamlarını idame ettiriyorlardı. Yeni bir yaşamın yaratıldığı ve örgütlendiği bu coğrafyada, yıllar boyu hüküm sürdü bu ilişki biçimi.</p>
<p>Yaşamın yeniden yaratılması, bugün tekrar konuşulurken (konuşulması gerekirken), bu tarihsel deneyimler ve onların yarattıkları etkinin dikkatten kaçmaması gerekir. Toplumsal, siyasi ve ekonomik yapılar bugünkü mücadeleler ekseninde yeniden şekillendirilmek isteniyor. Bunun nasıl olacağı her zaman önemlidir. Toplumsal alanlar dönüştürülürken, siyasi ve ekonomik alanların aynı kaldığı ya da siyasi alanlar değişirken eski ekonomik biçimlerin yeni formunun tekrar ettiği bir yaşam, bütünsel bir dönüşümün etkisi altında değildir. Yaşamın yeniden yaratılması söz konusu değildir. Söz konusu olan eski biçimin farklı bir tekrarıdır. Yeni bir toplumsal yaşamın sağlıklı tohumları bu anarşist deneyimler dikkate alınarak, devletsiz ve kapitalizm karşıtı bir temelde atılmalıdır.</p>
<p>Meydan Gazetesinin 9.sayısından alınmıştır.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/turkiyenin-guneyi-suriyenin-kuzeyi-huseyin-civan/" rel="bookmark">“Oy Vermiyorum; Örgütleniyorum”</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/cins/anarsist-kadinlardan-cagrikapitalizmin-krizinde-kadin-olmayi-tartisiyoruz/" rel="bookmark">&#8216;Kapitalizmin Krizinde Kadın&#8217; olmayı tartışıyoruz.</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/mezopotamya-sosyal-forumunda-yasamin-yeniden-yapilandirilmasi-tartisildi/" rel="bookmark">Mezopotamya Sosyal Forumu&#8217;nda Yaşamın Yeniden Yapılandırılması Tartışıldı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/bu-cuma-1-ekim-antikapitalist-reklamlar-tanitim-gecesi-var/" rel="bookmark">Bu cuma (1 Ekim) Antikapitalist Reklamlar tanıtım gecesi var</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/hapishaneler-toplumsal-bir-suc-ve-fiyaskodur/" rel="bookmark">Hapishaneler toplumsal bir suç ve fiyaskodur</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/aynalar-dunyayi-gercek-gostermez-gercekleri-gormek-istiyorsan-aynalari-kirman-gerekirfilm-gosterimleri/" rel="bookmark">Yaşama ayna tutuyoruz -Film gösterimleri</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi/" rel="bookmark">Yunanistan’daki Ekonomik Kriz ve “Ödeme!” Hareketi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/kapitalizmin-krizden-yeni-cikis-arayislari-%e2%80%98%e2%80%99kuresel-degisimde-sosyal-sorumluluk%e2%80%99%e2%80%99/" rel="bookmark">Kapitalizmin Krizden Yeni Çıkış Arayışları; ‘’Küresel Değişimde Sosyal Sorumluluk’’</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/onurlu-baristan-ozgur-yasama/" rel="bookmark">Onurlu Barıştan Özgür Yaşama!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/tenefus/makhnonun-bir-anarsist-orgut-projesi-baslikli-mektubuna-yanit-olarak-malatestaya-gonderdigi-mektup/" rel="bookmark">Malatesta&#8217;nın &#8220;Bir Anarşist Örgüt Projesi&#8221; başlıklı mektubuna Makhno&#8217;nun yanıtı</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VİCDANİ RET BULUŞMASI</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/5485/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=5485</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/5485/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 May 2013 10:15:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[15 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[vicdani ret]]></category>
		<category><![CDATA[vicdani ret derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5485</guid>
		<description><![CDATA["Sivil ölüm"e mahkum edilen yüz binlerce asker kaçağına destek olmak, vicdani retçilere ve asker kaçaklarına hukuki destek sağlamak, askerde yaşanan hak ihlallerine, dayak, küfür ve işkenceye, şüpheli asker ölümlerine karşı mücadele etmek amacıyla yola çıkan Vicdani Ret Derneği, 18 Mayıs Cumartesi günü Cezayir Toplantı Salonu'nda Vicdani Ret Buluşması gerçekleştiriyor. 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte farklı katılımcılarla bir dizi panel düzenlenecek. Ardından Galatasaray Meydanı'nda yapılacak basın açıklamasıyla toplu vicdani ret açıklamaları yapılacak. Etkinlik programı aşağıdadır;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/etkinlikafis-724x1024.jpg" alt="etkinlikafis" width="724" height="1024" class="aligncenter size-large wp-image-5486" />&#8220;Sivil ölüm&#8221;e mahkum edilen yüz binlerce asker kaçağına destek olmak, <em>vicdani ret</em>çilere ve asker kaçaklarına hukuki destek sağlamak, askerde yaşanan hak ihlallerine, dayak, küfür ve işkenceye, şüpheli asker ölümlerine karşı mücadele etmek amacıyla yola çıkan <em>Vicdani Ret</em> Derneği, 18 Mayıs Cumartesi günü Cezayir Toplantı Salonu&#8217;nda Vicdani Ret Buluşması gerçekleştiriyor. 15 Mayıs Dünya Vicdani Retçiler günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte farklı katılımcılarla bir dizi panel düzenlenecek. Ardından Galatasaray Meydanı&#8217;nda yapılacak basın açıklamasıyla toplu vicdani ret açıklamaları yapılacak. Etkinlik programı aşağıdadır;<br />
<span id="more-5485"></span></p>
<p>VİCDANİ RET BULUŞMASI</p>
<p>14:00-17:00 CEZAYiR TOPLANTI SALONU</p>
<p>14:00 SiNEViZYON: REDDEDiYORUZ<br />
14:10 AÇILIŞ KONUŞMASI (V. Ret Dernegi Eş Başkanı)</p>
<p>14:20-15:30 PANEL: GÜNÜMÜZDE ViCDANi RET<br />
Murat Kanatlı (EBCO &#8211; avrupa v. retçiler bürosu)<br />
Av. Davut Erkan (vicdani ret ve hukuk)<br />
Halil Savda (v. retçi &#8211; &#8220;halkı askerlikten soğutmak&#8221;)<br />
Tolga Islam (asker hakları inisiyatifi)<br />
Moderatör: <strong>Eylem</strong> Sezgin</p>
<p>15:30-15:40 Ara<br />
15:40-15:50 BELGESEL: ASKERSiZ BÖLGE ViCDAN<br />
(Mirza Aydın)</p>
<p>15:50-17:00 PANEL: NEDEN ViCDANi RET?<br />
Ali Fikri Işık (vicdani retçi)<br />
Muhammed Serdar Delice (vicdani retçi)<br />
Merve Arkun (vicdani retçi)<br />
Umut Suver (vicdani retçi Inan Suver&#8217;in oglu)<br />
Ani Balıkçı (er Sevag Balıkçı&#8217;nın annesi)<br />
Moderatör: Didem Erbak</p>
<p>17:30 GALATASARAY MEYDANI<br />
Basın açıklaması ve<br />
Vicdani Ret Açıklamaları</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-ret-bulusmasi-duzenlendi-19-kisi-reddini-acikladi/" rel="bookmark">Vicdani Ret Buluşması Düzenlendi, 19 Kişi Reddini Açıkladı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/4-aylik-asker-vicdani-reddini-acikladi/" rel="bookmark">4 Aylık asker vicdani reddini açıkladı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/bu-pazar-1800de-mkmde-vicdani-ret-paneli-var/" rel="bookmark">Bu pazar 18:00&#8242;de MKM&#8217;de Vicdani Ret Paneli var</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/panel-antimilitarizm-ve-vicdani-ret-hareketi/" rel="bookmark">PANEL: Antimilitarizm ve Vicdani Ret Hareketi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/gazide-vicdani-ret-paneli/" rel="bookmark">Gazi&#8217;de Barış İçin Vicdani Ret paneli gerçekleştirildi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-ret-haftasinda-hukuk-ve-vicdani-ret-paneli-gerceklestirildi/" rel="bookmark">Vicdani Ret Haftası&#8217;nda, Hukuk ve Vicdani Ret Paneli Gerçekleştirildi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/inana-da-curuk-raporu-verildi/" rel="bookmark">İnan&#8217;a da &#8221;çürük&#8221; raporu verildi!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-retci-halil-savda-gozaltina-alindi/" rel="bookmark">Vicdani retçi Halil Savda gözaltına alındı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/kislalarin-icinde-genclerin-disinda-cocuklarin-olumune-son-2/" rel="bookmark">Kışlaların içinde gençlerin, dışında çocukların ölümüne son!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vicdani-retci-muhammed-serdar-delice-yalniz-degildir/" rel="bookmark">Vicdani retçi Muhammed Serdar Delice Yalnız Değildir!&#8230;</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/5485/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs Saldırıları Protesto Edildi</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/1-mayis-saldirilari-protesto-edildi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1-mayis-saldirilari-protesto-edildi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/1-mayis-saldirilari-protesto-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 May 2013 10:56:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5481</guid>
		<description><![CDATA[Tünel’de buluşan kurumlar ve KESK üyeleri 1 Mayıstaki polis saldırılarını protesto etmek için Taksim meydanına yürüdü.
KESK’in düzenlediği yürüyüşte “Vali istifa, Yaşasın devrimci dayanışma, Faşizme karşı omuz omuza, Yaşasın örgütlü mücadelemiz, Taksimden kaçanı reddediyoruz, Taksim direnen emekçinin olacak, Direne direne kazanacağız, Katil polis hesap verecek, Polis defol bu sokaklar bizim” sloganları atıldı.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/20130502_192328_1-560x420-300x225.jpg" alt="20130502_192328_1-560x420" width="300" height="225" class="aligncenter size-medium wp-image-5482" /><br />
Tünel’de buluşan kurumlar ve KESK üyeleri 1 Mayıstaki polis saldırılarını protesto etmek için Taksim meydanına yürüdü.<br />
KESK’in düzenlediği yürüyüşte “Vali istifa, Yaşasın devrimci dayanışma, Faşizme karşı omuz omuza, Yaşasın örgütlü mücadelemiz, Taksimden kaçanı reddediyoruz, Taksim direnen emekçinin olacak, Direne direne kazanacağız, Katil polis hesap verecek, Polis defol bu sokaklar bizim” sloganları atıldı. Yürüyüş sırasında TKP bürosu önünden geçilirken “Taksimden kaçanı reddediyoruz” sloganı atılarak 1 mayısta kadıköy de miting yaptığı için valinin teşekkür ettiği TKP’ye tepki gösterildi.</p>
<p>Taksim meydanına gelindiğinde basın açıklaması okundu. Açıklamada “1 Mayıs günü istanbulda tüm ulaşım engellenerek sıkıyönetim yaşanmıştır.” denildi ve “Geçmiş yıllarda yaptıklarınızın hesabını nasıl her alanda sormuşsak, uluslararası mahkemelerde nasıl hesap vermişseniz, bu yaptıklarınızın hesabınız da vereceksiniz. Sokakta, işyerinde, fabrikada, yaşamın her alanında büyüyen bu direniş, alanları titreten bu ses bizim! Şimdi bu sesi hep birlikte büyüteceğiz” denildi.</p>
<p>Eyleme Devrimci Anarşist Faaliyet, BDSP, SDP, SYKP, SDH, EHP, SGDF, ESP, ÖDP, İMD, Kaldıraç, Mücadele Birliği destek verdi.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/roboskiyi-unutturmayacagiz/" rel="bookmark">Roboskî&#8217;yi Unutturmayacağız</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/sivasin-isigi-sonmeyecek/" rel="bookmark">&#8221; Sivas&#8217;ın Işığı Sönmeyecek &#8220;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayis-bayram-degil-isyan-gunudur-2/" rel="bookmark">1 MAYIS BAYRAM DEĞİL İSYAN GÜNÜDÜR</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/savasta-barista-kapitalizm-oldurur-2/" rel="bookmark">Savaşta Barışta Kapitalizm Öldürür</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/devletin-adaleti-katliamdir/" rel="bookmark">Devletin adaleti katliamdır!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/irkciliga-gecit-yok/" rel="bookmark">&#8220;Irkçılığa geçit yok&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/hepimiz-eskiyayiz/" rel="bookmark">&#8220;Katil Devlet Xopa&#8217;dan Defol&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/katledilen-kurt-ozgurluk-mucadelecileri-fidan-dogan-sakine-cansiz-ve-leyla-soylemez-icin-halk-sokaklardayi/" rel="bookmark">Katledilen Kürt Özgürlük Mücadelesinin yürekli kadınları Fidan Doğan, Sakine Cansız ve Leyla Söylemez için Halk Sokaklardaydı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/devrimci-anarsist-faaliyete-polis-baskini/" rel="bookmark">Devrimci Anarşist Faaliyet&#8217;e Polis Baskını</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/sureyyapasada-direnis-122-gununde/" rel="bookmark">Süreyyapaşa&#8217;da Direniş 122. Gününde</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/1-mayis-saldirilari-protesto-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs&#8217;ta Taksim Direnişi</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksim-direnisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1-mayista-taksim-direnisi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksim-direnisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 May 2013 21:16:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sokak]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5459</guid>
		<description><![CDATA[Taksim Meydanı'nı bir lütufmuş gibi ezilenlere açtığını iddia eden devlet, bu seneki 1 Mayıs'ta, Taksim'i üç sene önce olduğu gibi yine işçilere, emekçilere ve devrimcilere kapattı. Devletin bariyerlerinin arkasına sıkıştırmaya çalıştığı, bayram ilan ederek tarihini unutturmaya çalıştığı 1 Mayıs, öldürülen işçilerin, katledilen devrimcilerin isyan günüdür. Devlet teslim almaya çalıştığı ezilenlerin öfkesini, bugün tüm şehri bariyerleriyle hapsederek, Taksim Meydanı'nı kapatarak bastırmaya çalıştı. ]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Taksim Meydanı&#8217;nı bir lütufmuş gibi ezilenlere açtığını iddia eden devlet, bu seneki 1 Mayıs&#8217;ta, Taksim&#8217;i üç sene önce olduğu gibi yine işçilere, emekçilere ve devrimcilere kapattı. Devletin bariyerlerinin arkasına sıkıştırmaya çalıştığı, bayram ilan ederek tarihini unutturmaya çalıştığı 1 Mayıs, öldürülen işçilerin, katledilen devrimcilerin <strong>isyan</strong> günüdür. Devlet teslim almaya çalıştığı ezilenlerin öfkesini, bugün tüm şehri bariyerleriyle hapsederek, Taksim Meydanı&#8217;nı kapatarak bastırmaya çalıştı. <span id="more-5459"></span></p>
<p>Bizleri her gün şiddetiyle terbiye etmeye çalışan devlet, özgürlüğümüze yasak koyabileceğini sanıyor. Bizler, 1 Mayıs günü <strong>isyan</strong>ımızı yalnızca devletin Taksim yasağına karşı büyütmedik.Yaşamlarımızı çalan iktidarlara, köleliği dayatan patronlara, adaletsizliğin kendisi olan devlete karşı sokaklardaydık. Ve her yıl olduğu gibi bu yıl da &#8220;Anarşist Devrime Faaliyetle&#8221; pankartımızla ekmek, adalet ve özgürlük için haykırdık.</p>
<p>Günlerdir İstanbul Valisi, İçişleri Bakanı, Başbakan halen devam eden Taksim Yayalaştırma Projesi&#8217;ni bahane ederek, Taksim Meydanı&#8217;nı 1 Mayıs kutlamalarına yasakladıklarının açıklamasını yaptılar. 1 Mayıs günü yapılacak toplanmaları engellemek için de birçok metro, metrobüs ve vapur seferlerini iptal edildi. Ancak yasağa rağmen bugün, 1 Mayıs&#8217;ı 1 Mayıs meydanı olan Taksim Meydanı&#8217;nda kutlamak isteyen yüzlerce ezilen, Şişli&#8217;deki DİSK Genel Merkezi önünde toplandı. Bizler de her yıl olduğu gibi bu yıl da Şişli kolu üzerinden Taksim&#8217;e gitmek için sabahın erken saatlerinde DİSK binası önünde yerimizi aldık.</p>
<p>&#8220;1 Mayıs&#8217;ta 1 Mayıs Alanındayız&#8221;, &#8220;Biji Yek Gulan&#8221;, &#8220;Yaşasın 1 Mayıs&#8221; sloganlarıyla DİSK Genel Merkezi önünde toplanan yüzlerce kişi Taksim Meydanı&#8217;na doğru yürüyüşe geçmek için Halaskargazi Caddesi&#8217;ne indi. Polis, DİSK temsilcileriyle görüşerek yürüyüşü engellemeye çalışsa da, başarılı olamadı ve korteje saldırdı. Art arda atılan gaz bombaları, sürekli sıkılan tazyikli su ve atılan plastik mermilerle onlarca kişi yaralandı. Polisin yaptığı saldırının ardından herkes yeniden Disk Genel Merkezi önünde toplandı.</p>
<p>Yaralılar için çağrılan ambulansların DİSK binası önüne gelmesini engelleyen polis, genel merkezin bulunduğu sokağın çıkışlarını kapatarak DİSK&#8217;i abluka altına aldı ve bina içine gaz bombalarıyla saldırmaya hazırlandı. Saldırıların ardından DİSK binası önünde yaşananlar protesto edildiği bir açıklama yapıldı.</p>
<p>Polisin gün boyunca sürdürdüğü devlet terörü sonucu onlarca kişi yaralanırken, 72 kişi gözaltına alındı. Devletin sürdürdüğü teröre rağmen, 1886&#8242;da 5 anarşist yoldaşımızın yaktığı ateş, her yıl 1 Mayıs&#8217;larda sokaklarda yeniden büyüyecek. Ve ezilenlerin öfkesi, atılan her gaz bombasına, sıkılan tazyikli suya, plastik mermiye, gözaltılara, yasaklara rağmen yaşam bulacak.</p>
<p>&nbsp;</p>

<a href='' title='01052013sisli08'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli08-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli08" /></a>
<a href='' title='sisli1'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/sisli1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="sisli1" /></a>
<a href='' title='etha-20130501-disk-sbah-05_display'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/etha-20130501-disk-sbah-05_display-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="etha-20130501-disk-sbah-05_display" /></a>
<a href='' title='01052013sisli09'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli09-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli09" /></a>
<a href='' title='01052013sisli04'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli04-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli04" /></a>
<a href='' title='01052013sisli05'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli05-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli05" /></a>
<a href='' title='01052013sisli06'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli06-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli06" /></a>
<a href='' title='01052013sisli07'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli07-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli07" /></a>
<a href='' title='01052013sisli03'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli03-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli03" /></a>
<a href='' title='01052013sisli02'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli02-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli02" /></a>
<a href='' title='01052013sisli'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/01052013sisli-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="01052013sisli" /></a>
<a href='' title='35023_66701_01052013135254_3'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/05/35023_66701_01052013135254_3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="35023_66701_01052013135254_3" /></a>

<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksimdeyiz/" rel="bookmark">1 Mayıs&#8217;ta Taksimdeyiz</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayis-bayram-degil-isyan-gunudur-2/" rel="bookmark">1 MAYIS BAYRAM DEĞİL İSYAN GÜNÜDÜR</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/sozumuz-var/" rel="bookmark">Sözümüz Var!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/sivasin-isigi-sonmeyecek/" rel="bookmark">&#8221; Sivas&#8217;ın Işığı Sönmeyecek &#8220;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/ekmek-adalet-ve-ozgurluk-icin-1-mayistaydik/" rel="bookmark">Ekmek, Adalet ve Özgürlük İçin 1 Mayıstaydık</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/biz-kazaniyoruz/" rel="bookmark">Biz Kazanıyoruz</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/19-aralik-devlet-terorudur-unutmayacagiz-affetmeyecegiz/" rel="bookmark">19 Aralık Devlet Terörüdür; &#8220;Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/teferruatlarla-taksimden-agosa-hepimiz-teferruatiz/" rel="bookmark">Teferruatlar&#8217;la Taksim&#8217;den Agos&#8217;a: &#8220;Hepimiz Teferruatız&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/irkciliga-gecit-yok/" rel="bookmark">&#8220;Irkçılığa geçit yok&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/polisin-copuna-ogrenci-kalkani/" rel="bookmark">Polisin Copuna Öğrenci Kalkanı</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksim-direnisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs&#8217;ta Taksimdeyiz</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksimdeyiz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=1-mayista-taksimdeyiz</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksimdeyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2013 12:02:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sokak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5454</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Taksim Meydanı&#8217;nı neden yasaklıyor? Bizler neden Taksim Meydanı&#8217;nı istiyoruz? Taksim Meydanı sadece bir meydan değildir. Bu meydanda devlet tarafından katledilenlerin, ezilenlerin kanları var. Bugünün tarihinde acı, yas, öfke ve direniş var. Taksim Meydanı&#8217;ndaki kararlılık bu yüzdendir. Devlet tarafından katledilen işçiler, emekçiler, kadınlar, çocuklar ve bütün ezilenlerin mücadelesiyle birer sembole dönüşen bu meydanlardan asla vazgeçmeyeceğiz. [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/Untitled-1-300x145.jpg" alt="Untitled-1" width="300" height="145" class="aligncenter size-medium wp-image-5420" /><br />
Devlet Taksim Meydanı&#8217;nı neden yasaklıyor? Bizler neden Taksim Meydanı&#8217;nı istiyoruz?<br />
Taksim Meydanı sadece bir meydan değildir. Bu meydanda devlet tarafından katledilenlerin, ezilenlerin kanları var. Bugünün tarihinde acı, yas, öfke ve direniş var. Taksim Meydanı&#8217;ndaki kararlılık bu yüzdendir.</p>
<p>Devlet tarafından katledilen işçiler, emekçiler, kadınlar, çocuklar ve bütün ezilenlerin mücadelesiyle birer sembole dönüşen bu meydanlardan asla vazgeçmeyeceğiz.<br />
Devletin katliamlarını ve kolluk kuvvetleriyle uyguladığı sayısız işkencenin hesabını sormak ve katledilenleri anmak adına bir kez daha Taksim Meydanı&#8217;nda olacağız.</p>
<p>Devletin Taksim Meydanı&#8217;na yasak getirmesinin tek bir nedeni var. O da bu meydanları kapitalizme ve sermayeye teslim etmek istemesidir. Kentsel dönüşüm adı altında Taksim&#8217;den bütün ezilenleri öteleyerek AVM&#8217;ler ve lüks otellerle çevirmek isteyen devletin karşısında dikilecek olan yine bizler, ezilenler olacaktır.</p>
<p>Taksim&#8217;de kararlılığımız <u>direniş</u>imizle sürecek ve &#8220;Anarşist Devrime Faaliyetle&#8221; pankartımızla Devrimci Anarşist Faaliyet olarak Taksim&#8217;de olacağız.</p>
<p><strong>Buluşma Yeri: </strong>Şişli Cami önü<br />
<strong>Buluşma Saati:</strong> 09:00</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/taksimde-newroz-atesi/" rel="bookmark">Taksimde newroz açıklaması</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksim-direnisi/" rel="bookmark">1 Mayıs&#8217;ta Taksim Direnişi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayis-bayram-degil-isyan-gunudur-2/" rel="bookmark">1 MAYIS BAYRAM DEĞİL İSYAN GÜNÜDÜR</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/anarsistlere-yonelik-operasyonlara-karsi-basin-aciklamasina-cagri/" rel="bookmark">Anarşistlere Yönelik Operasyonlara Karşı Basın Açıklamasına Çağrı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/ezilenlerin-barisini-haykirmak-icin-taksime/" rel="bookmark">Ezilenlerin Barışını Haykırmaya</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/irkciliga-gecit-yok/" rel="bookmark">&#8220;Irkçılığa geçit yok&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/sozumuz-var/" rel="bookmark">Sözümüz Var!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/teferruatlarla-taksimden-agosa-hepimiz-teferruatiz/" rel="bookmark">Teferruatlar&#8217;la Taksim&#8217;den Agos&#8217;a: &#8220;Hepimiz Teferruatız&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/19-aralik-devlet-terorudur-unutmayacagiz-affetmeyecegiz/" rel="bookmark">19 Aralık Devlet Terörüdür; &#8220;Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/anarsistlere-yonelik-operasyonlara-karsi-basin-aciklamasi/" rel="bookmark">Anarşistlere Yönelik Operasyonlara Karşı Basın Açıklaması</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1-mayista-taksimdeyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Anarşist Federasyon&#8217;dan ISMACO İşçileriyle Dayanışma Eylemi</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/uluslararasi-anarsist-federasyondan-ismaco-iscileriyle-dayanisma-eylemi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uluslararasi-anarsist-federasyondan-ismaco-iscileriyle-dayanisma-eylemi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/uluslararasi-anarsist-federasyondan-ismaco-iscileriyle-dayanisma-eylemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2013 17:06:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[ermenegildo zegna]]></category>
		<category><![CDATA[IFA]]></category>
		<category><![CDATA[ISMACO Direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslarası Anarşist Federasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5437</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en zengin erkeklerine Ermenegildo Zegna markalı gömlekleri üreten ISMACO işçilerinden üçü Deri-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılmış ve 18 Aralık’ta Tuzla Serbest Bölge önünde direnişe başlamışlardı. Sendikaya üye olan beş işçi daha ise 26 Nisan Cuma günü işten atıldı. Patronun bütün yıldırma politikalarına karşın 120 günü aşkın süredir devam eden ISAMCO direnişine, IFA(Uluslararası Anarşist Federasyon)’dan dayanışma eylemi geldi.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en zengin erkeklerine Ermenegildo Zegna markalı gömlekleri üreten ISMACO işçilerinden üçü Deri-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılmış ve 18 Aralık’ta Tuzla Serbest Bölge önünde <u>direniş</u>e başlamışlardı. Sendikaya üye olan beş işçi daha ise 26 Nisan Cuma günü işten atıldı. Patronun bütün yıldırma politikalarına karşın 120 günü aşkın süredir devam eden ISAMCO direnişine, IFA(Uluslararası Anarşist Federasyon)’dan dayanışma eylemi geldi.<span id="more-5437"></span></p>
<p>Sendikalı oldukları için işten atılan ve Tuzla Serbest Bölge&#8217;de patronun yoğun baskısına rağmen direnmeye devam eden ISMACO işçileri için İtalya&#8217;da dayanışma eylemi yapıldı.  IFA (International of Anarchist Federations), 17 Nisan günü İtalya&#8217;nın Torino kentinde bulunan Ermenegildo Zegna önünde bir <strong>eylem</strong> gerçekleştirdi. İtalyan menşeili bir marka olan Ermenegildo Zegna&#8217;nın Torino&#8217;da bulunan büyük mağazalarından birinin önünde yapılan dayanışma eyleminde, direnmeye devam eden ISMACO işçilerinin mücadelesine ve bu direnişte yalnız olmadıklarına vurgu yapıldı. Mağaza çalışanlarının ve polisin aldığı güvenlik önlemlerine karşın gerçekleştirilen eylemde, ISMACO işçilerinin direnişini anlatan bir bildiri dağıtıldı.</p>
<p>Mağaza önünde bir basın açıklaması gerçekleştiren IFA, Ermenegildo Zegna&#8217;nın sendika ve işçi düşmanı tavrını deşifre etti. Basın açıklaması Tuzla&#8217;da direnmeye devam eden ISMACO işçileri için yapılan dayanışma çağrısıyla sonlandırıldı.</p>

<a href='' title='IFA ISMACO 2'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/IFA-ISMACO-21-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IFA ISMACO 2" /></a>
<a href='' title='IFA ISMACO'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/IFA-ISMACO2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IFA ISMACO" /></a>
<a href='' title='IFA ISMACO 3'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/IFA-ISMACO-31-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IFA ISMACO 3" /></a>
<a href='' title='IFA ISMACO 4'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/IFA-ISMACO-41-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IFA ISMACO 4" /></a>
<a href='' title='IFA ISMACO 5'><img width="150" height="150" src="http://anarsistfaaliyet.org/wp-content/uploads/2013/04/IFA-ISMACO-51-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IFA ISMACO 5" /></a>

<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/fabrika/sfruttamento-padroni-ladri-somurucu-hirsiz-patronlar/" rel="bookmark">Sfruttamento Padroni Ladri (Sömürücü, Hırsız Patronlar)</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/anarsist-kadinlardan-ismaco-direnis-cadiri-onunde-eylem/" rel="bookmark">Anarşist Kadınlar&#8217;dan ISMACO Direniş Çadırı Önünde Eylem</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/fabrika/izmir-ups-calisanlari-95-gundur-direniste/" rel="bookmark">İzmir UPS çalışanları 95 gündür direnişte</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/fabrika/ada-tersanesi-iscilerinden-isgal-eylemi/" rel="bookmark">Ada Tersanesi İşçileri&#8217;nden İşgal Eylemi-Güncellendi</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/anarsist-kadinlardan-cevahir-avm-onunde-eylem/" rel="bookmark">Anarşist Kadınlar&#8217;dan Cevahir AVM Önünde Eylem</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/cins/anarsist-kadinlar-cagiriyor-saraylariniz-yikildiginda-kadinlar-ozgurlesecek/" rel="bookmark">Anarşist Kadınlar Çağırıyor; &#8220;Saraylarınız Yıkıldığında Kadınlar Özgürleşecek!&#8221;</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/vadimizden-gidene-kadar-kapinizdayiz/" rel="bookmark">Vadimizden gidene kadar peşinizdeyiz (3.Gün)</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/oturma-eylemine-kastamonu-univ-ogrencilerinden-destek/" rel="bookmark">Oturma eylemine Kastamonu Üniv. öğrencilerinden destek</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/fabrika/maltepe-belediyesi-iscilerini-direnis-yerinde-ziyaret-ettik/" rel="bookmark">Maltepe Belediyesi İşçilerini, Direniş Yerinde Ziyaret Ettik</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/koyluler-herkesi-sirket-nobetine-dayanismaya-cagiriyor/" rel="bookmark">Köylüler, Herkesi Şirket Önünde Dayanışma Nöbetine Çağırıyor!</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/sokak/uluslararasi-anarsist-federasyondan-ismaco-iscileriyle-dayanisma-eylemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Onurlu Barıştan Özgür Yaşama!</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/onurlu-baristan-ozgur-yasama/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=onurlu-baristan-ozgur-yasama</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/onurlu-baristan-ozgur-yasama/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2013 16:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5429</guid>
		<description><![CDATA[“Kürt sorunu yoktur, Türkleştirme sorunu vardır.” 2008 yılında Barış Meclisi’nin çağrısıyla düzenlen Kürt Sorununa Demokratik ve Barışçıl Çözüm mitingine ilişkin devrimci anarşistler tarafından yazılan bir bildirinin ana başlığı bu şekildeydi. Dönem itibarıyla yazılan bildiride “AKP şeriatçılığı gibi yapay gündemlerle kafa karışıklığı oluşturarak, GAP gibi köleleştirme projelerini, yıllarca entrika ve gerilimlerle uğraşmış ve savaşmış bir halkın ezilmişliğinden [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div>“Kürt sorunu yoktur, Türkleştirme sorunu vardır.” 2008 yılında Barış Meclisi’nin çağrısıyla düzenlen Kürt Sorununa Demokratik ve Barışçıl Çözüm mitingine ilişkin devrimci anarşistler tarafından yazılan bir bildirinin ana başlığı bu şekildeydi.</div>
<div>
<p>Dönem itibarıyla yazılan bildiride <em>“AKP şeriatçılığı gibi yapay gündemlerle kafa karışıklığı oluşturarak, GAP gibi köleleştirme projelerini, yıllarca entrika ve gerilimlerle uğraşmış ve savaşmış bir halkın ezilmişliğinden faydalanarak gerçekleştirmeye çalışmaları, fırsatçılığın göstergesidir. İşte böylesine belirli ve belirsiz saldırılara maruz kalınan dönemlerde, hangisinin daha az zararlı olduğunu düşünmemeliyiz. <strong>Savaştan beter bir barış, beterden beter bir savaş arasında kalmışız, ne yapabiliriz?</strong>”</em> yazıyordu.</p>
<p>2008’den 2013’e geldik. Ve “bahar” aylarındayız. “Tarihe tanıklık ediyoruz.” denir ya, işte tam da öyle günlerdeyiz. O kadar ağır ve çok yönlü gelişiyor ki her şey. Birçok kesimin yaptığı/yapacağı toplumsal değerlendirmelerde çoğu zaman kırılma noktasını oluşturan Kürdistan ve Türkleştirme Sorunu, Osmanlı’dan günümüz Türkiye’si ve Kürdistan’ında yine ağırlığını koymuş durumda. Bir tarafta ulusalcı devlet formundan neo-liberal forma geçmenin sıkıntısını yaşayan TC devleti ve hükümetinin bölgesel süper güç olma iddiaları diğer tarafta da “var olma” ve yeni paradigmasıyla demokratik konfederalizmi kurmak isteyen Kürt Hareketi ve Kürt halkının özgürlük mücadelesinin kapitalizme entegre olmaksızın kazanılması gerektiğini düşünen devrimciler. Çözüm, barış, çatışmasızlık, ateşkes, çözülme, teslimiyet, onurlu barış, demokratik kurtuluş, özgür yaşam gibi birbirini esasen bir bıçak gibi kesen tanımlamalarla isimlendirilmeye çalışılan “yeni dönem” sancılarına, -adlandırılmasındaki çeşitlilikten anlayacağımız üzere- birçok farklı yorum getirilmekte. Bu “yeni dönem” sürecine ezilenlerin cephesinden gelen yine ezilenlerin cephesine doğru giden bir yorum geliştirmek toplumsal mücadele alanlarını kazanmak ve elde olanı da kaybetmemek için oldukça önemli. Gerek bu yeni dönemin ehemmiyetinden gerekse de Kürdistan bölgesindeki özgürlük hareketinin ortaya koymuş olduğu ekolojik, cins özgürlükçü, devletsiz, katılımcı ekonomi üzerine kurulu toplum paradigmasından dolayı; ezilenlerin her daim toplumsal belleği, vicdanı ve mücadelesi olan anarşizm üzerinden tariflenmesi oldukça önemli. Toplumsal kurtuluşun anarşizmle mümkün olduğuna inanan bir anarşist olarak bu noktada; bireyi yadsımadan topluma içkin örgütlü çabayı ifade eden anarşizme ait değerlendirmelerin (hem sürecin doğru okunması hem de hayati önem taşıyan noktalara vurgu yapması bakımından) yazılmasını bir zorunluluk olarak görmekteyim.</p>
<p><strong>Silahlı Mücadeleden Silahsız Mücadeleye, Çatışmasızlık Üzerine</strong><br />
2013 Newroz’unda Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklamaya müteakiben İmralı’nın yol haritası hayata geçirilmeye başlandı. Bunlardan gerek devlet bekası tarafından istenen çatışmasızlığın gerekse de halkların ortak isteği doğrultusunda onurlu barışın gerçekleştirilmesi için silahların susturulması, haritanın ilk koşulu olarak ele alındı. 2012’nin son çeyreğinde devrimci halk savaşının tırmandırılmasını Şemzinan örneğinde gördük. Ve ortaya çıkan tablo devletin militer yapısı TSK için hiç de iç açıcı olmadı. Gerilla gücünün bölgenin tamamında ortaya koyduğu öz-savunma çizgisindeki direniş karşısında, TSK adeta bataklığa saplanıp kalmış koca bir metal yığınını andırıyordu. Kırda gerilla gücünün verdiği mücadele, şehirlerde ve metropollerde halkın serhildanlarıyla birleştiğinde özgür yaşamın yol haritası çizilmişti aslında. Bu yol haritası, bir yaşamın tutsakça mı süreceği yoksa özgür bir yaşam için mücadeleyle mi yükseleceği sorusuna doğrudan verilen bir cevap olmuştu.</p>
<p>Abdullah Öcalan’ın duyurduğu niyet ve diyet mektubuna hükümet kendince manevralar üretmeye çabaladı. Mevcut hükümetin başbakanı Erdoğan’ın, “gerillanın silahlarını bırakıp sınırı öyle geçmesi gerektiği” yönünde yaptığı vurgu bunun basit örneğidir. Devlet adına yapılan bu açıklama aynı zamanda devletin bütün askeri-politik yenilgilerine rağmen ikiyüzlüce teslimiyet dayatması temelinde bir “barışı” kurguladığını gözler önüne serdi. İnsanlığa inat bir kurum olan devlet, nasıl olur da özgürlük mücadelesiyle kazanılmış onurlu bir barışın parçası olabilir ki zaten? Ancak yine gözden kaçmaması gereken gerçek, TC devletinin, deyim yerindeyse barış dilenecek durumda kalması, askeri ve politik mağlup taraf olarak masaya oturmasıdır. Tabi meselenin iktidarlar arası arenadaki yansıması da tartışma konusu ancak ona sonra değineceğim. İktidarın masaya nasıl oturduğundan ziyade, biz ezilenlerin tarafından bu sürecin nasıl yorumlanması gerektiğidir. Yani daha da önemli olan şey Kürdistan bölgesindeki özgür halkların tüm bu süreci nasıl temellendirdiğidir.</p>
<p>Öncelikle Abdullah Öcalan’ın “devletsiz, ekolojik, cins özgürlükçü, katılımcı ekonomi” perspektifiyle ortaya koymuş olduğu “demokratik modernite” projesinin ne ifade ettiğini anlamak gerekiyor. Hareketin ortaya koymuş olduğu proje, insanlığın inkarı olarak nitelendirilmesi gereken binlerce yıllık devletli formun ve sömürünün ortak adı olan kapitalizmin reddiyesiyle başlamakta. Değişen iktidarların, değişen zulmün figürleri olduğuna kanaat getirilmesiyle birlikte; özgür yaşamın kurulması için iktidarsız alanların ve ilişki biçimlerinin yaratılması öncelikli amaç olarak belirlenmektedir. Toplumun yeniden inşası anlamına gelen bu proje amaçlarını ekonomik hayattan sosyal yaşantıya, kadının konumundan, ahlaki-politik duruşa kadar indirmek istemektedir. İstenilen toplumsal yapıya ulaşmanın yapısal araçları belediyeler ve komünler olarak belirlenmiştir. Kürdistan’ın özelinde tüm Ortadoğu için geliştirilen bu programın yansımasını Batı Kürdistan’da görebiliyoruz. Rojava’da Qamişlo, Kobani, Serekaniye’de Mala Gel’ler (halk evleri) ve belediyeler üzerinden deneyimlenen süreç bu konuda aynı zamanda bir teminat durumunda.</p>
<p>Paris Komünü’nden Birinci Enternasyonal’a, Kronstadt’tan İberya’dan günümüzde Chiapas’a kadar ortaya konulan ortak iddia (devrimin anın içinde, büyük kırılmalar beklemeksizin, gündelik deneyimin yıkıcı pratiklerinin üzerinden gerçekleşeceği) bugün Kürdistan’da da dillendirilmektedir. Kaldı ki 2011 senesi içerisinde Amed’de yapılan Mezopotamya Sosyal Forumu’nda da devrimci anarşistlerin “Yaşamın Yeniden Yapılandırılması” başlıklı sunumunda yukarıdaki deneyimler derinlemesine incelenerek, Kürdistan bölgesinin yerel özellikleriyle karşılaştırılarak tartışılmış ve demokratik modernite çerçevesinde açığa çıkan kavramlardan belediyeciliğe hiç deyinilmezken kooperatifçilik baskın bir şekilde belirginleştirilmişti. Yapılan sunumda devrimci anarşistler bir başka tespit farklılığı koyarak, özgür yaşamın çatışmasızlık veya bir barış sürecinin yanı sıra savaş süreci boyunca da oluşturulmasının mümkün olabileceğini Chiapas’tan örneklerle tartışmışlardı.</p>
<p>Şüphesiz bu yaşamsal iddianın karşısında büyük engeller bulunduğunu da kimse inkar edemez tabi. Doğaya içkin olan yaşam kavramına en büyük engel akla ilk geleceği gibi “ölüm”dür. Yıllardır politik bir talep olarak onurlu barışın ve bununla beraber özgür yaşamın karşısında inkârın, imhanın yani ölümün adı olan savaş gerçekliği yatmaktadır.</p>
<p>Yani, Kürdistan bölgesel özgürlük hareketinin kurmak istediği özgür yaşam, parmakların sürekli tetikte kaldığı tedirginliğin engeline takılmaktadır. Savaşın da doğaya içkin olduğunu unutmadan hareket eden gerilla nezdindeki hareket, özgür yaşama giden yolda silahın yetersizliğini bilmektedir.</p>
<p>Hareketin, öz-savunma temeli üzerinden yükselen bir direniş olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Bu öz-savunma genellikle salt askeri bir hareket olarak değerlendirildi. Ancak, öz-savunma, başından itibaren yaşamın hem askeri hem politik hem ekonomik hem de sosyal olarak topyekün savunulması anlamına geliyordu.</p>
<p>Silahların bırakılması olarak isimlendirilen çatışmasızlık döneminin, sosyo-ekonomik bir başlangıç olduğu kanaatindeyim. Yani; “Hareket, çatışmasızlık dönemini parlamento temelli düz-ova siyasetine geçiş için değil, kapitalizm karşıtı ve devletsiz bir siyasetin yaşamsallaşması olarak değerlendiriyor.” demek sanırım yanlış olmayacaktır.</p>
<p>Aslında ortaya konulan paradigmanın bütün ilkeleri anarşizm içerisinde tartışılan konulardır. Kapitalizm karşıtı ve devletsiz, cins özgürlükçü ve ekolojik yaşam doğrudan anarşistlerin savunularını oluştururken katılımcı ekonomi olarak belirlenen ekonomik yöntem de özellikle 2008 krizi sonrasında dünya anarşistlerinin tartıştığı temel ekonomik modeller içerisinde yer alıyor.(<strong>Meydan</strong> Gazetesi, anarşistler tarafından dünya çapında gerçekleştirilen bu tartışmaları bir dizi olarak yayınlamaya başladı.)</p>
<p>Üzerinde durulan ve çokça tartışmanın yaşandığı diğer bir konu ise;</p>
<p><strong>Halkların Kurucu Unsur Olması ve İslam Kardeşliği Üzerine</strong><br />
Öncelikle belirtmek gerekir ki, TC devleti kurucu unsura haiz bir teşkilatlanma yapısına sahip değildir. Çünkü kurucu unsur yeni olana aittir. Ancak TC devleti, yeni bir devlet değil Osmanlı’ya yarı askeri yarı politik bir grup tarafından yapılan darbe sonucu ülkenin rejim değiştirmiş halidir. TC devleti Osmanlı’nın devamıdır. Dolayısıyla kurucu bir unsurdan bahsetmek resmi tarihin söylediğine denk düşmektedir.</p>
<p>Bunun dışında kurucu unsur demek devleti dizayn eden demektir. Halbuki Anadolu ve Kürdistan halkları dizayn eden değil dizayn edilen tarafta yer almaktadır. Halkın devletle tanışıklığı devletin tahsildarları ve bombalarıyla olmuştur. Devletin kurulabilmesi için Çanakkale’de Türk ve Kürt, yani halklar beraber katlettirilmiştir.</p>
<p>Ancak 30 yıldır içinde bulunulan savaşla birlikte, Kürdistan bölgesindeki Özgürlük Hareketi’nin politik gözlem ve kabiliyetini oldukça geliştirdiği ise bir gerçek. Kurucu unsur ve İslam kardeşi olan Türk-Kürt belirlenmesi bir taraftan Osmanlı geleneğinin yansıması gibi gözükse de diğer taraftansa yine bir halk özgürlük mücadelesi olan Güney Amerika’daki başta Zapatistler ve EZLN olmak üzere, halk mücadelelerini getirmekte. Demokratik Modernite içerisinde demokratik ulusun yaratılması hususunda ortak aidiyetler oldukça önemlidir. EZLN örneğine bakacak olursak Meksika Ulusal Bayrağı’yla birlikte kullanılan Zapatist bayrağı ve toplumun örgütlenmesinde önemli roller üstlenen ve başarıyla yerine getiren halkın papazları halk mücadeleleri arasındaki etkileşime çok iyi birer örnek oluşturuyor. İsmail Beşikçi’nin bu konu üzerinden dile getirdiği endişelerini önemsemekle birlikte, politik gözlemin ve kabiliyetin önemine de vurgu yapmanın gerekli olduğunun kanısındayım.</p>
<p>En az bu tartışmalar kadar sıcak bir diğer konu da küresel kapitalizm arenasına yapılan atıflar üzerinden gerçekleşiyor.</p>
<p>Sürecin tüm bu olanca hızının yanında İsrail’in Mavi Marmara saldırısı için Türkiye’den dilediği özür oldukça dikkat çekti. Kürt Hareketin’in de önemsediği insanlardan olan Noam Chomsky, bu özür dilemeyi, gerçekleşen yeni dönemle birlikte “İran’a olası müdahalenin hazırlıkları” olarak değerlendirmede bulundu. Türkiye’nin “barış dilenmesinin” arka planında Kürdistan bölgesindeki özgürlük hareketinin askeri etkisinin dışında, bir İsrail-İran savaşında taraf olacak Türkiye’nin bir yandan da Kürt Hareketi ile savaşmak istememesinin de yattığını söylemek bence tamamen reddedilecek bir önerme değil. Ama, barışı sadece bu değerlendirmenin doğurduğunu savunmak da Doğu Perinçekçi ve Yalçın Küçükçü komplo teorilerine kanmaya benzer, yani ancak gülünüp geçilecek bir yorum olur.</p>
<p><strong>Sözümün özcesi;</strong><br />
Doğru gözlem, doğru eleştiri ve yorumu, dolayısıyla bunlar da özgür yaşamı gerçekleştirme gücü verecektir. Yazının başında da belirttiğim gibi toplumsal kurtuluşun anarşizmle mümkün olduğuna inanan bir birey olarak dayatılmak istenen teslimiyetçi barışa karşılık, ezilen halkların istediği onurlu barışı savunmanın özgür yaşamın yaratılmasında bir başlangıç olacağına inanıyorum. Özgür yaşam dünde yahut yarında değil, bugünde saklı.</p>
<p><strong>Berk Yeter</strong></p>
<p><strong>Bu yazı </strong><strong>Meydan</strong> Gazetesi’nin 9. sayısında yayımlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/bildiriler/reddediyoruz/" rel="bookmark">Reddediyoruz</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/bir-%e2%80%9c99%e2%80%9d-etkinligi-olarak-%e2%80%9coccupy%e2%80%9da-anarsist-bir-elestiri/" rel="bookmark">Bir “99%” etkinliği olarak “OCCUPY”a Anarşist Bir Eleştiri</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/" rel="bookmark">ANARŞİST BİR TEAMÜL: ÖZGÜR YAŞAMIN YENİDEN YARATILMASI</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/kurt-mucadelesinin-bugun-esas-sorunlari-ana-problemleri-nelerdir/" rel="bookmark">Kürt mücadelesinin bugün esas sorunları, ana problemleri nelerdir?</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/1048/" rel="bookmark">Kürt mücadelesinin bugün esas sorunları, ana problemleri nelerdir?</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/kip-ekoloji-forumuna-katildi-hesler-asimilasyonu-hizlandirir/" rel="bookmark">Karadeniz İsyandadır, Ekoloji Forumu&#8217;ndaydı: HES&#8217;ler asimilasyonu hızlandırır</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/12-eylul-darbesi-fasizmle-kapitalizmin-kardesliginin-ispatidir/" rel="bookmark">12 Eylül Darbesi: Faşizm ve Kapitalizmin Ortaklığı</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/turkiyenin-guneyi-suriyenin-kuzeyi-huseyin-civan/" rel="bookmark">“Oy Vermiyorum; Örgütleniyorum”</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/kapitalizmin-krizden-yeni-cikis-arayislari-%e2%80%98%e2%80%99kuresel-degisimde-sosyal-sorumluluk%e2%80%99%e2%80%99/" rel="bookmark">Kapitalizmin Krizden Yeni Çıkış Arayışları; ‘’Küresel Değişimde Sosyal Sorumluluk’’</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/savasin-gozyaslari-dinmeli-artik-yeter/" rel="bookmark">Savaşın gözyaşları dinmeli! Artık Yeter!</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/alinti/onurlu-baristan-ozgur-yasama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunanistan’daki Ekonomik Kriz ve “Ödeme!” Hareketi</title>
		<link>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi</link>
		<comments>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2013 16:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anarsistfaaliyet.org/?p=5432</guid>
		<description><![CDATA[Dünya tarihinde birçok kez, toplumun ekonomik olarak güçsüz olan kesimi, adaletsiz ekonomik uygulamalara karşı örgütlenmiş, yüksek vergileri ödememek ve kesintilere rağmen hayatta kalabilmek için çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. Bu mücadelelerin en belirgin olanlarından biri İngiltere’de Thatcher hükümeti dönemine rastlayan “Kafa Vergisi”, bir başkası ise İrlanda’daki “Çöp Vergisi” idi. Yunanistan’da da ekonomik krizin ardından, yaklaşık iki yıldır [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya tarihinde birçok kez, toplumun ekonomik olarak güçsüz olan kesimi, adaletsiz ekonomik uygulamalara karşı örgütlenmiş, yüksek vergileri ödememek ve kesintilere rağmen hayatta kalabilmek için çeşitli yöntemler geliştirmişlerdir. Bu mücadelelerin en belirgin olanlarından biri İngiltere’de Thatcher hükümeti dönemine rastlayan “Kafa Vergisi”, bir başkası ise İrlanda’daki “Çöp Vergisi” idi.</p>
<p>Yunanistan’da da ekonomik krizin ardından, yaklaşık iki yıldır hükümette olan liberal kapitalistler bütçe açığını kapatmak için ekstra vergiler koymaya devam ediyor. Bütün kapitalist ülkelerde olduğu gibi zenginler bu vergilerden muaf tutulurken, krizin faturası yine yoksullara kesiliyor.</p>
<p>Durum böyleyken Yunanistan’da örgütlenen “Ödeme!” Hareketiyle birçok insan ağır vergileri ve yüksek harçları ödemeyi reddetti. Yüksek yol paralarına karşı, otobüs biletlerine yapılan zamlara karşı, acil servisler ve kliniklerdeki muayene ücretindeki artışa karşı ve daha birçoğuna karşı… İnsanlar bu adaletsiz önlemler zemininde ya da komşuluk-yerellik ekseninde örgütlenerek, hayatları için mücadele etmeye başladılar. Bu insanların örgütlülüğüne baktığımızda, farklı siyasi partiler noktasında göze çarpan bir ayrım yok. Bu, ortak düşmana karşı verilen ortak bir mücadelenin gerekliliği ile gerçekleşiyor.</p>
<p>Yunanistan’da insanlar, harçları ve vergileri ödemeyi reddetmeye başlayarak eylemler düzenlediler.Bu vergileri nasıl ödemeyeceklerine ve yasal yaptırımlar noktasında neler yapılabileceğine dair tüyoların yer aldığı kılavuzlar hazırlayıp dağıttılar.</p>
<p>Bu örnekler arasında en önemlilerinden biri, elektrik tesisatı olan her yapıya uygulanan tüketim vergisine (“haraca”) karşı, halkın elde ettiği başarıdır. Bu haracın tahsili, “vatandaşların yasalara uyması ve vergilerini düzenli olarak ödemeleri için” elektrik faturalarına yansıtılarak yapılıyor. (Benzer kesinti Türkiye’deki elektrik dağıtım şirketlerinin faturalarında da mevcut.) Eğer kişi bu vergiyi ödemeyi reddederse elektriği kesiliyor. Uzunca bir süre televizyon kanalları, birçok hükümet yanlısı <span style="text-decoration: underline;">gazete</span> insanları bu konuda korkutmaya çalıştı. Buna rağmen insanlar bu vergiyi ödemeyi reddetti ve mücadele etmeye başladı. Elektrik şirketinin şubeleri önünde, bakanlık önünde, meclis önünde eylemler gerçekleşti. Elektrikçiler örgütlendi ve vergi ödemediği için elektiriği kesilen evlerin, elektriğini yasal olmayan yollarla yeniden bağlayan ekipler oluşturdular. Birçok farklı sendika (kesilen elektriği yeniden bağlayan elektrik şirketindeki işçiler gibi) bu mücadeleyi destekledi. Sonuçta bu mücadele, hükümetin bu yasayı yeniden gözden geçirmeye ve ödeyemeyecek durumda olanları (işsizler, kalabalık aileler, düşük gelirliler, ücretli çalışanlar vs.) bu “haraç”tan muaf tutan bir düzenleme yapmaya zorladı. Örgütlenen mücadele, oldukça önemli. Yasa tamamen iptal edilmemiş olsa dahi, küçük bir başarı elde edildi ve bu mücadele sonuna dek devam edecek.</p>
<p>Yunanistan’da “Ödeme!” dışında başka birçok mücadele de devam etmekte. Bu örnekler dayanışma ve kolektif çaba ile birçok şeyin başarılabileceğini gösteriyor. Ve sadece bu da değil; bu mücadeleler dünyanın başka yerlerinde başka halklara da ilham veriyor: Tıpkı bugünlerde İspanya’da da ortaya çıkan benzer bir hareket “Yo no Pago” (Ödemiyorum) gibi…</p>
<p>Molly Yarrow</p>
<p><strong>Bu yazı </strong><strong>Meydan</strong> Gazetesi’nin 9. sayısında yayımlanmıştır.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Ayrıca bakınız: </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/anarsist-bir-teamul-ozgur-yasamin-yeniden-yaratilmasi/" rel="bookmark">ANARŞİST BİR TEAMÜL: ÖZGÜR YAŞAMIN YENİDEN YARATILMASI</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/toprak/termik-santraller-hayatimiza-girmeden/" rel="bookmark">Termik Santraller Hayatımıza Girmeden!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yasam-icin-ezilenler-kazanacak/" rel="bookmark">Yaşam İçin Ezilenler Kazanacak!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/cins/anarsist-kadinlardan-cagrikapitalizmin-krizinde-kadin-olmayi-tartisiyoruz/" rel="bookmark">&#8216;Kapitalizmin Krizinde Kadın&#8217; olmayı tartışıyoruz.</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/alinti/turkiyenin-guneyi-suriyenin-kuzeyi-huseyin-civan/" rel="bookmark">“Oy Vermiyorum; Örgütleniyorum”</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/15-subat-kadikoy-mitingine-cagrimizdir/" rel="bookmark">15 Şubat Kadıköy Mitingine Çağrımızdır</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/bir-%e2%80%9c99%e2%80%9d-etkinligi-olarak-%e2%80%9coccupy%e2%80%9da-anarsist-bir-elestiri/" rel="bookmark">Bir “99%” etkinliği olarak “OCCUPY”a Anarşist Bir Eleştiri</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/somurulenin-savasi-kacinilmazdir/" rel="bookmark">Sömürülenin Savaşı Kaçınılmazdır</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/sokak/imf-ve-dunya-bankasi-defol/" rel="bookmark">İMF ve Dünya Bankası defol!</a></h3></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://anarsistfaaliyet.org/dayanisma/su-toprak-yasam-bizim/" rel="bookmark">Su, toprak, yaşam bizim!</a></h3></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anarsistfaaliyet.org/gunluk_yazilari/yunanistandaki-ekonomik-kriz-ve-odeme-hareketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/


Served from: anarsistfaaliyet.org @ 2013-05-24 23:19:50 -->